Kentlinin Doğa Güncesi Mart Gözlemleri: Yaren Leylek ve Adem Amca

Güncelleme Tarihi: 27 Şubat 2026

Hoş geliyorsun bahar! Doğa güncesi yazı dizisinde mart gözlerini biraz erkenden veriyoruz zira bahar habercisi selamını çaktı! Doğa uyanıyor; cemreler düştü ve “dördüncü cemre” adını verdiğimiz Yaren Leylek 2026 senesinde baharın eşiğinde geldi ve Eski Karaağaç Köyü’ndeki dostu Adem Amca ile buluştu. Siz bu öyküyü biliyor musunuz? 

Yaren Leylek ile Adem Amca

doğa güncesi mart gözlemleri yaren leylek adem amca
Fotoğraf: Alper Tüydeş

Bir insan ile bir leylek arasında 15 yıl süren bir dostluk öyküsü bu. Bursalılar, “Avrupa leylek köyleri ağının Türkiye’deki tek temsilcisi olan Eskikaraağaç leylek köyümüzün adını dünyaya duyuran çok güzel bir dostluk hikayesi” diye anlatıyor.

Adem Yılmaz ya da Adem Amca, her gün evinin önündeki Uluabat Gölü’ne Adem adlı küçük teknesiyle açılır. Balıkçıdır. 15 sene önce bir sabah tam da bu zamanlar, yani leyleklerin Anadolu’ya geri döndüğü zamanlarda kayığının ucuna bir leylek konar. Adem Amca şaşırır, leylekler ve aslında pek çok canlı, insana bu kadar yaklaşmaz! Adem Amca, “Belki açtır.” diye düşünür ve bu leyleğe tuttuğu balıklardan ikram eder. İşte o zamandan beri aynı leylek, her yıl bahar göçüyle gelir ve ilk önce Adem Amca’nın kayığına konar. Adem Amca, “Yaren” adını verdiği bu güzel kuşu her yıl heyecanla, “Acaba bu sene de gelecek mi?” telaşıyla bekler ve Yaren Leylek de her yıl gelip Adem Amca’ya bir selam verir. 

Bazılarınız, “Onca leylek arasından nasıl bileceksiniz her sene aynı leyleğin geldiğini!” diyor olabilir. Adem Amca’ya da yöneltilmiş bu soru ve o şöyle yanıtlamış:

“30 tane leyleğin içinde olsa bile tanırım onu; çünkü hissediyorum, bir sevgi bağı var aramızda.” 

Her yıl 6 ayınızın 5-6 saatini birlikte geçirdiğiniz, insan diliyle konuşmasanız dahi güçlü bir bağ kurduğunuz bir canlıyı, yüzlercesinin arasından seçersiniz, tanırsınız.

Bu öyküyü Yaren Leylek’in gözünden de anlatmak istiyorum. Dostluk sadece insanın kurduğu bir bağ değil çünkü ve ben ne zaman böyle öyküler duysam, insan olmayan canlının duygularını anlamaya, onunla da empati kurmaya, hissetmeye çalışırım. Şimdi hayal edin ki bir leyleksiniz. Yüzlerce kilometre aralıksız uçmuşsunuz ve tam kanatlarınız artık siz taşıyamayacakken, karnınız da açken, içinde balıkların ve bir insanın olduğu bir tekne belirmiş gölde! İnsana yaklaşmamak gerek ama bir yandan da kanatlarınız artık yorgunluktan size taşıyamıyor ve açlıktan bitap düşmüşsünüz. Konacak bir yere ulaşamazsanız zaten düşeceksiniz. Şansınızı deniyorsunuz, konuyorsunuz bir insanın kayığına! Kayıktaki insan şaşkın, bakıyor, siz de ona bakıyorsunuz. Aç olabileceğinizi hissediyor insan, yiyecek ikram ediyor. Bir nevi, en çok ihtiyaç duyduğunuz ve aslında hayatınızı riske attığınız anda size büyük bir armağan veriyor ve seviyor sizi, anlıyor sizi. Değil 15 sene, ne zaman yolunuz onun yaşadığı düşse ziyaret edip selam vermez misiniz? 

Hayvanlar, insanlardan hiç de farklı değil. Biz nasıl bağ kuruyor, duygular hissediyorsak, hayvanlar da bağ kuruyor. Yaren Leylek ile Adem Amca’nın öyküsünü keşfeden ve bu öykünün hepimize ulaşmasına aracı olan Alper Tüydeş’e de selam olsun. 

Mart Gözlemleri: Leylekleri Görmek İçin Göğe Bakın

çiçekler

 Fotoğraf: Annie Spratt

Artık dördüncü cemre dediğimiz ve her bahar Adem Amca ile yolunu gözlediğimiz Yaren Leylek de geldiğine göre, bahar kapıda! Mart ayında doğada neler mi olacak? İşte cevapları…

  • Leylekler gelecek, yuva yapacak, yavru yapacak, yavrularına uçmayı öğretecekler. Yavru yapma ve büyütme dönemi, aynen insanlarda olduğu gibi tüm canlılar için çok özel ve mahrem bir dönemdir. Gözleriniz leylekleri arasın, her birine Yaren leylekmiş gibi selam edin ama yavrularını büyütürken ya da yumurtalarını beklerken onları rahatsız etmeyin, mesafenizi koruyun. Dürbününüzü alıp, leylek göçü üstündeki yerlerde leylek gözlemi yapabilirsiniz.
  • Kırlangıçlar da geliyor. Büyük kentlerde bile kırlangıçları görebilirsiniz. Onlar da yuva ve yavru yapacaklar. Yavruların uçuş talimlerini izleyebilirsiniz uzaktan.
  • Boğaz’da, denize yakın ve çok hızlı kümeler halinde uçan, neredeyse vapurlar ile yarış eden kuşlar görürseniz, onlar yelkovanlar. Göçleri sırasında dünya popülasyonunun büyük bir bölümü Boğaz’dan geçer.
  • Papatyalar, lavantalar, erikler, mimozalar, erguvanlar, şebboyloar, süsenler açıyor. Çiçekler doğanın kahkahalarıdır derler, doğa rengarenk kahkahalar atmaya başlayacak yakında.
  • Ağaçlar uyanır, köklerinden dallarına su yürümeye başladı bile. Mahallenizdeki ağaçlar yeni yaprak, tomurcuk ya da çiçek vermeye başlamış olabilir.

Mart’ın yarısı kıştır, yarısı bahar. Hoş geliyorsun bahar.