Türk yarışçılığının en prestijli organizasyonu olan Gazi Koşusu 2026 yılında 100’üncü kez düzenlendi ve büyük organizasyon her yıl olduğu gibi yine oldukça renkli geçti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk adına 1927 yılından bu yana aralıksız gerçekleşen organizasyon, 29 Haziran Pazar günü İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda gerçekleşti. 100. Gazi Koşusu’nda 3 yaşlı 22 İngiliz safkan kıyasıya mücadele etti.
“Bay Nalçakan” isimli safkan ile 100. Gazi Koşusu kazananı olan Halis Karataş, bu koşudaki 7. zaferine ulaştı. Halis Karataş ilk Gazi Koşusu’nu 1996’da Bold Pilot ile kazanmıştı, 30 yıl sonra yine birincilik aldı. İkincilik Ahmet Çelik jokeyliğinde Rabova’ya giderken, Ercan Çankaya’nın jokeyliğini yaptığı Ersele Beyi de üçüncü oldu.
Gazi Koşusu Tarihi ve Gazi Koşusu’nun Önemi

Türkiye’nin en prestijli at yarışı olan edilen Gazi Koşusu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün teşvikiyle 1927 yılında düzenlenmeye başladı. O tarihten bu yana savaş ve ekonomik kriz gibi zorlu dönemlere rağmen kesintisiz şekilde devam eden organizasyon, Cumhuriyet tarihinin en köklü spor etkinliklerinden biri olarak görülüyor.
Yarışa sadece 3 yaşında İngiliz safkanları katılabiliyor ve her safkanın sadece bir kez Gazi Koşusu’nda yarışma hakkı bulunuyor. Bu nedenle Gazi Koşusu’nun ata mirası olmasından gelen manevi değerine saygının yanında at sahipleri, at yetiştiriciler, antrenörler ve jokeyler koşuda tek şans olduğu için de ekstradan en iyi şekilde hazırlık yapıyor. Gazi Koşusu’nda start almak bile büyük bir başarı olarak kabul ediliyor çünkü birçok safkan bu hedef için yetiştirilse de, her yıl yalnızca sınırlı sayıdaki en başarılı tay yarışma hakkı elde edebiliyor.
7’den 70’e milyonlarca kişinin sonucunu merakla beklediği bu önemli randevunun bu yılki birincilik ikramiyesi 50.000.000 TL, ikinciye 20.000.000 TL, üçüncüye 10.000.000 TL, dördüncüye 5.000.000 TL, beşinciye ise 2.500.000 TL ikramiye verilecek. Bugün Gazi Koşusu, yalnızca büyük ikramiyesiyle değil; prestiji, tarihi ve kazananlarına kazandırdığı eşsiz unvanla Türk yarışçılığı için zirve koşu olarak gösteriliyor.
Gazi Koşusu, yarışseverler tarafından “At Bayramı” olarak da anılıyor. Yarış günü yalnızca pistteki mücadele değil; şıklık, gelenek ve sosyal yaşamın bir araya geldiği özel bir atmosfer de yaşanıyor. Türkiye’nin dört bir yanından yarışseverler her yıl bu büyük organizasyonu yerinde takip etmek için İstanbul Veliefendi Hipodromu’na geliyor.
Gazi Koşusu Kura Çekiminde Jokey ve Antrenör Yorumları

100. Gazi Koşusu heyecanı, yarıştan önce gerçekleştirilen Start Numarası Kurası ile başladı. Türkiye Jokey Kulübü’nün (TJK) düzenlediği Yıldızlarla Kahvaltı etkinliğinde resmi deklareler açıklanırken, safkanların yarışa başlayacağı start numaraları da belirlendi. Tay TV’de canlı yayınlanan kura çekimi; jokeyleri, at sahiplerini, antrenörleri, yarış otoritelerini ve basın mensuplarını aynı heyecanda buluşturdu.
Yarış öncesinde At Bayramı olarak nitelendirilen Gazi Koşusu kurasında buluşan jokey, antrenör ve at sahipleri yorumlarını paylaştı.
Joyful Forever adlı safkanın jokeyi Selim Kaya, “Seyir zevki çok güzel, tempolu, kora kor ve yarış gibi yarış bizi bekliyor. Çok heyecanlıyım.” demişti. Gazi Koşusunun kendileri için bayram niteliği taşıdığını dile getiren Kaya, “En özel günümüz. Çünkü bu yıl koşan at bir dahaki seneye koşamıyor. Bir at hayatı boyunca sadece üç yaşındayken koşma şansı bulabiliyor.” diyerek özel günün anlamını aktarmıştı. Kaya, at sahiplerinin Gazi Koşusu hayaliyle atlarını çiftleştirdiğini, büyüttüğünü, iki yıl padokta büyüttüklerini anlatarak “Atlar, üç yaşında bu yarışı koşabiliyor. Bir dahaki sefere koşamıyor. Her sene 3 bin tane atın içinde 22 tanesi o şansı yakalıyor. Yakalayan şanslıdır. Kazanan daha çok şanslıdır.” diye konuştu.
Massimo Supremo’nun jokeyi Erhan Aktuğ, yarışın süratli başlayacağını dile getirirken “Önde gidecek isimler fazla. Belki Bold Pilot’ın 1996 yılında kırdığı Gazi rekoru bu yıl kırılır diye düşünüyorum çünkü artık bazı rekorların kırılması gerekiyor. Hak edenin kazandığı bir Gazi Koşusu olmasını diliyorum” diyerek coşkusunu aktardı.
Atçılığa olan tutkusunu dile getiren at sahibi Şeyda Ercan, “Bütün hayatımız atlarımızı Gazi’ye hazırlayabilmek, yarıştırabilmek için geçiyor.” derken bir diğer at sahibi Cem Kaan Parsak, “Gazi Koşusu’nda yer alabilmek büyük bir onur ve gurur.” ifadelerini kullandı.
Pistlerin efsane isimlerinden antrenör Davut Akdı, 1968’den beri Gazi’yi izlediğini, ilk kez 1974 ve ardından 1976’da bindiğini hatırlatarak Türkiye’de en küçük yaşta Gazi’ye binenlerden biri olduğunu vurguladı.
100. Gazi Koşusu Nasıl Geçti?

Türkiye Jokey Kulübü’nün ev sahipliğindeki dev randevu, 2 bin 400 metrelik çim pist üzerinde koşuldu. Bu yıl “Dalya” diyen 100’üncü Gazi Koşusu, büyük bir taktik savaşa ve çekişmeye sahne oldu. Starttan finişe kadar tansiyon hiç düşmedi. Bay Nalçakan, virajdan sonra aldığı liderlikle finiş çizgisini en önde geçerek adını Türk at yarışçılığı tarihine yazdırdı. Zorlu mücadelede ikincilik Rabova’ya giderken, Ersele Beyi de üçüncü oldu.
Yarışın tamamlanmasıyla birlikte gerçekleştirilen görkemli ödül töreninde, dereceye giren safkanların sahiplerine, jokeylerine ve ekiplerine kupaları, tarihi ikramiyeleri ve anı plaketleri sunuldu. Podyumda zaferini kutlayan Usta Jokey Halis Karataş yaptığı açıklamada:
“Öncelikle bu atmosfere şahitlik eden tüm yarışseverlere şükranlarımı, sevgilerimi sunuyorum. Ben ilkleri başaran bir jokeyim, olmaz denilen oldurdum. Şu anda mutluluğum inanılmaz. 100. yıl olması apayrı bir önem taşıyor. Sadece 2 sene askerliğim dahilinde 36-37 sene boyunca bu koşuya katılmak için canımı bile ortaya koymuşluğum var. Bu koşuya katılmak büyük onur. Cenab-ı Allah katılmayı nasip etti ve çok şükür kazandım. Bence yarışın kırılma anı 800’ün orasıydı. Önümdeki at durmuş, yanımdaki at gidemiyordu. Az bir açıklık gördüm ve oradan gittim.” dedi.
100. Gazi Koşusu’na Kimler Katıldı?

Veliefendi Hipodromu’ndaki bu asırlık randevuya hem yerli hem de yabancı yarışseverlerin ilgisi son derece yoğundu. Spor, sanat, iş ve cemiyet dünyasının önde gelen simaları da hipodrom.com locasındaki yerlerini alarak, göz alıcı şıklıklarıyla bu tarihi güne eşlik etti.

Demirören Medya Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören’in eşi Revna Demirören ve oğlu Cemal Demirören, Aziz Yıldırım ve kızı Yaz Yıldırım, Sinan Engin-Oğulcan Engin, Burak Şafak, Arda Türkmen-Melodi Erbirliler gibi birbirinden ünlü isimler, 100. Gazi Koşusu heyecanına ortak oldu.

Gazi Koşusu’nun destekçileri arasında yer alan Brown – Forman Türkiye de 100. yılın ve yarışın heyecanını cemiyet, iş, sanat ve medya dünyasından konuklarıyla paylaştı. Bu özel davette; Burcu Kıratlı, Elit Andaç Çam, Elif Birand, Gül Erçetingöz, Cem Cantaş, Cihan Nacar, Eray Dinç, Sedef Gali ve Melisa Erkol gibi tanınmış isimler yerini aldı.

Gazi Koşusu’nun 100. yılının bir parçası olmaktan gurur duyduklarını söyleyen Brown – Forman Türkiye Pazarlama Direktörü Aslı Özdural: “Gazi Koşusu, Cumhuriyetimizin spor kültüründe çok özel bir yere sahip. Geçmişle bugün arasında güçlü bir bağ kuran, her yıl yarışseverleri aynı heyecanda buluşturan bu köklü organizasyonun 100. yılında bu atmosferi konuklarımızla birlikte paylaşmak bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Gazi Koşusu’nun 100. yılına böylesine seçkin bir buluşmayla eşlik etmekten mutluluk duyuyoruz” dedi.

Asırlık geleneğiyle yalnızca bir yarış olmanın ötesine geçen Gazi Koşusu Türkiye’de spor, tarih ve kültürü bir araya getiren en önemli organizasyonlardan biri olmayı sürdürüyor.
Gün boyunca en heyecanlı bölüm olan at yarışının dışında sergiler, çocuk etkinlikleri, piknik alanında gastronomik deneyimler, jonglör gösterisi, nal geri dönüşüm atölyesi, sihirbaz şovu ve Hacivat ile Karagöz gösterisi ile Veli Efendi’de tam bir şenlik havası esti.
We Reserve x Melisa Erkol: Gazi Koşusu’na Özel Şapka Koleksiyonu

100. Gazi Koşusu yalnızca yarış heyecanıyla değil, 100. yıla özel hazırlanan iş birlikleriyle de dikkat çekti.
Brown-Forman Türkiye ile tasarımcı Melisa Erkol, Gazi Koşusu’nun geleneksel şapka kültüründen ilham alan “We Reserve x Melisa Erkol“ koleksiyonunu koşu öncesi tanıttı. Koleksiyon, yarış kültürünün zarafet anlayışını modern tasarım çizgileriyle buluşturmasıyla dikkat çekti.
Brown-Forman Türkiye yetkilileri, Gazi Koşusu’nun Cumhuriyet tarihindeki önemine vurgu yaparken, dünyanın en köklü yarış organizasyonlarından Kentucky Derby’de yıllardır destekledikleri şapka geleneğini Türkiye’de de yaşatmaktan mutluluk duyduklarını ifade ettiler. Koleksiyonun tasarımcısı Melisa Erkol ise hazırladığı parçaların yalnızca yarış gününe değil, Gazi Koşusu’nun 100 yıllık mirasına da kalıcı bir hatıra bırakmasını amaçladığını belirtti.











