TOP

Video Oyunlarından E-Spor Turnuvalarına: Oyuna Başla!

Siz hiç kasede üflediniz mi? Oyun kasedine? Verdiğiniz cevabın yaşınızı ele vereceği bu sorunun ardından sıradakine geçelim. E-spor hakkında ne düşünüyorsunuz, sizce zararlı mı? 

Burada biz bizeyiz, hepimizin bir şekilde oynadığı bir oyun var. Kimi satranç sever, kimi Candy Crush, kimi toplu taşımada Okey oynar, kimi de benim gibi aylarını Redecor’a verir. İster PC’de oynayın isterseniz telefonunuzda mobil oyunlardan bir koleksiyon yapın; hemen hepimiz kafamızı dağıtmak istediğimizde oyunlardan yardım alıyoruz. Peki, neden e-spor dendiğinde tek kaş yukarı kalkıyor?

Bilgisayarın Başından Kalkmak ya da Kalkmamak

Fotoğraf / Florian Olivo

Oyun bağımlılığı Yeşilay’ın provokatif tweet’inden epey önceden beri tartışılan bir konu. Obezite ve asosyallik eksi taraf, gelişmiş refleks ve karar alma becerileri artı tarafta yer alan argümanlar arasında. Kesin olan tek şey, oyun sektörünün ve hacminin hızla büyüdüğü. Konuşulan rakamlar gerçekten dudak uçuklatacak cinsten. Newzoo’nun araştırmasına göre bu yıl global e-spor gelirinin 1.1 milyar $’a ulaşması bekleniyor.

Türkiye’de de hızla büyüyen e-spor; kendine ait resmi bir lige sahip. Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın e-spor takımları mevcut. Riot Games E-Spor Sahnesi veya Demirören AVM’de bulunan Nonstop Zula E-Spor Merkezi gibi oyunseverlerin bir araya gelebileceği yerler var. Dahası takımlar arasında transfer bile oluyor! Sanıyorum buradaki en büyük sıkıntı Türkçede spor kelimesinin karşılığıyla bilgisayar başında saatlerce oturmanın pek örtüşmemesi. Pek çok kişinin “Ama bu bir spor değil!” diye çıkışması ve e-sporun fiziken zararlı olduğu sonucuna varması bundan kaynaklanıyor gibi. 

Türkiye’de gerçekleşen bir e-spor turnuvası, 2016 / Fotoğraf: GamingInTurkey

Kim ne derse desin, ne kadar karşı çıkarsa çıksın; bu sektör gelişmeye devam edecek. Çocukların bağlılığı ve heyecanı, profesyonel oyuncuların disiplini ve büyük markaların güçlü desteği bize bunu söylüyor. Bunu bir e-spor etkinliğine gitmiş biri olarak söylüyorum. Gözlerinizi devirmekten vazgeçin. Bazı şeylere karşı koyamazsınız.

Hiç Oyun Oynamamış Gibi Kötüsünüz

Fotoğraf / Hello I’m Nik

Tamam, itiraf ediyorum: Ben de gözlerini devirenlerdendim, ilk taşı günahsız olan atsın. Uzun zaman burun kıvırdım mobil oyunlara, günlerini ekran başında oyun oynayarak geçiren yaşıtlarıma tepeden baktım. Sanki ben Tetris’i bitirmemiş, geceler boyu Need for Speed oynamamış, Championship Manager’da Dardanelspor’u kümede tutmaya çalışmamışım gibi… (Bu sonuncusunda başarılı olamadım maalesef.)

Need for Speed/Volfied/Tank/Bomberman

Daha da geriye gidelim, hayal meyal hatırladığım bir döneme… Kardeşimle Atari’de Tank oynarken onu kandırarak savunmada bırakıp düşman kuvvetlerini pat pat ortadan kaldırdığım zamanlara. Volfied benim için dünyanın en eğlenceli oyunlarından biriydi mesela. Bomberman keza. Bu oyunları yakın zamanda çeşitli nostaljik web siteleri üzerinden tekrar oynadım. Bomberman’i de tekrar bitirdim üstelik. Oyunlara ve oyunculara karşı olan insafsız ve kibirli tutumum ikiyüzlülükten başka bir şey değildi, kısacası. Ben de oyun oynamayı seviyordum!

E-Spor Nedir ki? Bu Turnuvalar Kimin İçin?

Fotoğraf / Stem List

Metaforlarla, benzetmelerle sizi kuşatmak istemiyorum ama e-spor tutkusunu küçümsemek gerçekten anlamsız. Dünyanın dört bir yanında birçok takım turnuvalarda Dota, League of Legends, CS:GO, Call of Duty, Fortnite oynuyor ve kazanırlarsa ödül olarak göz alıcı bir kupanın yanında yüklü bir çekin sahibi oluyor. Bu turnuvalar etkinlik tasarımı olarak da son derece çarpıcı. Spikerler bir at yarışında son düzlüğe gelinmiş gibi coşkulu bir anlatımla izleyenlerin ilgisini diri tutuyor. 

E-spor turnuvaları aslında küreselleşmenin ve teknolojinin bir getirisi olarak 90’lardaki video oyun turnuvalarının güncellenmiş bir devamı. Netflix’te video oyunların ortaya çıkışını anlatan ve Y kuşağına nostalji yaşatma kapasitesi olan High Score isimli belgeselde bu turnuvalardan görüntüler yer alıyor. Günümüzün ışıltılı e-spor turnuvalarının ilk versiyonu olan etkinliklerde heyecanlı izleyicileri, rekabetçi ebeveynleri, oynadıkları oyuna odaklanmış hayli genç yarışmacıları görmek mümkün. Dönemin şartları bugünküne eşit olmadığı için ödüller ve bilinirlik konusunda kıyaslama yapılamaz ancak başka birisinin oynadığı oyunu izleyerek heyecanlanan ve bundan keyif alan insanlar Twitch’le ortaya çıkmadı. Her zaman vardı ve zamanla bazı alanlarda biçim değiştirmeye başladı. 

Ok Boomer! Toparla Lütfen!

Fotoğraf / JeShoots

Bir çocuğu odasında, sürekli bilgisayarının başında kulaklıkla görmek çoğu ebeveyn için korkutucu bir deneyim. Ancak kulaklığa bağlı mikrofonun ucunda başka insanlar olduğunu da zaman zaman hatırlamak gerekiyor. Bu oyunlar aracılığıyla bazı yeteneklerin geliştiğini ve dijitalleşen dünyada bunların işe yarayabileceğini de… Oyun oynamayı seven bir çocuğunuz varsa ne olup bittiğini anlamak için zaman ayırmak ve dengeyi koruması için ona yardımcı olmaya çalışmak makul yaklaşımlardan biri. Oyun oynamayı seven bir sevgiliniz varsa sizin de bazı oyunları öğrenmeniz ve beraber oynayabileceklerinizi bulmanız en mantıklısı. Eğer halihazırda ebeveynleriniz oyun düşkünüyse ‘80’lerdeki video oyun furyası hakkında derin bir sohbet açmaya ne dersiniz?