Son 10 Yılın En İyi Film Oscar’ı Alan Yapımları

Son 10 Yılın En İyi Film Oscar’ı Alan Yapımları

Güncelleme Tarihi: 16 Mart 2026

2026 Oscar ödülleri sahiplerini buldu! En iyi film Oscar’ı kategorisinde son 10 yılda hangi filmler heykelciğin sahibi olmuş gelin birlikte bakalım. 

En İyi Film Oscar’ı Alan Yapımlar

2026 oscar en iyi film

Akademi Ödülleri içerisinde en çok merak edilen kategori elbette En İyi Film Oscar’ı oluyor. Peki, son yılda bu ödüle layık görülen yapımlar hangileri oldu?

One Battle After Another (2026) | IMDB: 7.7

Oscar gecesinde 6 ödül (En İyi Casting, En İyi Uyarlama Senaryo, En İyi Kurgu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Sean Penn), En İyi Yönetmen, En İyi Film) kazanarak yılın en çok ödül alan yapımı olan One Battle After Another, yönetmen Paul Thomas Anderson imzalı bir yapım. Film bir uyarlama ve Vineland romanından esinle çekildi. Başrollerde Leonardo DiCaprio ve genç oyuncu Chase Infiniti yer alıyor. Sean Penn de yardımcı oyuncular arasında öne çıkan bir isim.

Eski bir devrimci ile kızı arasındaki ilişkiyi merkeze alan One Battle After Another politik hiciv ile aksiyon unsurlarının iyi bir karışımını sunuyor.

Kara mizah ve politik gerilimi birleştiren yapımın türü Oscar tarihinde ödül alan en iyi filmlere bakıldığında çok da rastlamadığımız bir kategoride. Yönetmen Anderson Oscar konuşmasında “Bu filmi politik bir tartışma başlatmak için değil; insanların birbirini anlamasının önemini hatırlatmak için yaptık” minvalindeki sözleriyle gecede önemli bir iz bıraktı.

Anora (2025) | IMDB: 7.4

Romantik komedi-dram türünde olan Anora; New York’ta yaşayan genç bir striptizcinin olan Ani’nin, bir Rus oligarkın şımarık oğlu ile yaşadığı aşk hikayesini konu alıyor. Hızlı şekilde Rus aileden habersiz evlenen çift kendini, zengin ailenin bu evliliği öğrendikten sonra hemen iptal etmek için devreye girmesiyle kaotik ve trajikomik bir kriz ortamının içinde buluyor. Film sınıf farklarıyla birlikte aşkın perde arkasındaki motivasyonlar üzerine ironik bir hikâye sunuyor.

Film hem Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazandı hem de Oscar’da En İyi Film dahil 5 ödül alarak büyük başarı elde etti. Böylece Cannes’ın en büyük ödülünü kazanıp Oscar’da da En İyi Film kazanan az sayıdaki yapımlardan biri oldu.

Yorumculardan bazıları Oscar tarihinde romantik komedi dalında, bağımsız bir yapımın en iyi film seçilmesini alkışlarken bazıları ise bu filmin En İyi Film Oscar’ı almak için hafif kaldığını söyledi.

Oppenheimer (2024) | IMDB: 8.2

Yönetmeni Christopher Nolan olan film, atom bombası yapımında önemli bir isim olan fizikçi J. Robert Oppenheimer’ın hayatını anlatıyor. Hikâyede 2.Dünya Savaşı döenminde yürütülen Manhattan Projesi’nin bilimsel heyecanına tanıklık ederken bir yandan politik baskılar ve Oppenheimer’ın içsel olarak yaşadığı etik ikilemi görüyoruz.

Film 13 dalda aday oldu ve 7 Oscar kazandı. Yapımda kullanılan IMAX kameraların görselliğe katkısı sinemada son teknolojinin kullanımına dair başarılı bir örnek oldu.

Everything Everywhere All at Once (2023) | IMDB: 7.7 

Bağımsız sinema örneği Everything Everywhere All at Once, Çinli-Amerikalı göçmen Evelyn’in paralel evrenler arasında yolculuğunu merkeze alıyor. Bu serüvende Evelyn farklı yaşam ihtimallerini görüyor ve gördüklerine göre aile ilişkilerini tekrar yapılandırmaya çalışıyor. Absürt komedi, aksiyon ve aile dramı kategorileri altında değerlendirilebilecek filmde kimlik sorgulaması, kuşak çatışması ve varoluşsal anlam arayışı temaları işleniyor.

Hollywood’da büyük efekt filmlerinde yüzlerce kişi çalışırken, bu filmin çoğu görsel efekti sadece 5 kişilik küçük bir ekip tarafından yapıldı.

Yapım 11 adaylıktan 7 Oscar kazandı. Michelle Yeoh bu filmle Oscar kazanan ilk Asyalı kadın başrol oyuncusu oldu.

CODA (2022) | IMDB: 8.0

Film, işitme engelli bir ailede tek işiten kişi olan Ruby’nin hikâyesini anlatıyor. Ruby müziğe özel ilgi duyuyor ve aile işi olan balıkçılıktan uzaklaşma durumunu yaşıyor. Bu durum haliyle bazı çatışmaları beraberinde getiriyor. Hikayede aile bağlarının önemiyle birlikte aile ile bireysel kimlik arayışı ve hayaller arasında kalma temasını işliyor.

En İyi Film Oscar’ını kazanan ilk Apple TV+ filmi olan yapım ile yardımcı oyuncu Troy Kotsur da Oscar kazandı ve işitme engelli oyuncular için tarihi bir başarı elde etti.

Nomadland (2021) | IMDB: 7.3

Film, ekonomik krizle hayatı zorlaşan Fern’in Amerika’da karavanla modern göçebe hayatına geçmesini anlatıyor. Hikâyede bireysel özgürlük ve yalnızlık temaları sanatsal bir dille işleniyor… Yönetmen Chloé Zhao bu yapımda gerçek göçebe insanları filmde oynattığı için filmin yapısı belgesele yakın bir gerçeklik hissi bulunuyor.

Nomaland En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Kadın Oyuncu Oscar’larını kazandı. Yönetmen Chloé Zhao Oscar’da En İyi Yönetmen ödülünü kazanan ilk Asyalı kadın oldu.

Parasite (2020) | IMDB: 8.5 

2019 Oscar töreninde En İyi Film kategorisinde kıyasıya bir mücadele vardı. Nitekim tarihte ilk defa En İyi Film dalında Oscar, ingilizce olmayan bir filme verildi. Tam anlamıyla bir sınıf çatışmasının işlendiği film tüm kesimlerde çok vurucu bir etki bıraktı. Kore sinemasının yıllardır işlediği intikam teması bu filmde de ağır basıyor.

Filmde zemin katta yaşayan yoksul bir ailenin dramı irdeleniyor. Kim ailesi, çeşitli düzenbazlıklarla zengin bir ailenin hizmetine giriyor. Yalanlarının ortaya çıkmaması için giriştikleri çaba, evin sakladığı büyük sırla birleşiyor. 

Green Book (2019) | IMDB: 8.2

Son dönemde tüm dünyada sağ görüşün yeniden yükselişe geçmesiyle ırkçılık karşıtı, “social justice warrior” kültürüne uygun eserler gündeme geldi. 1960’ların Amerikası’ndaki ırksal çatışmayı özenli bir dille ele alan Green Book filmi, The Favourite, Roma ve Bohemian Rhapsody gibi filmleri geride bırakarak En İyi Film dalında Oscar’a layık görüldü.

Filmin kısa hikayesi şöyle; ünlü Afro-Amerikan kökenli piyanist Donald Shirley, tura çıkmak üzeredir. Bir süredir işsiz olan Tony Lip ismindeki İtalyan asıllı Amerikan vatandaşı, Donald Shirley tarafından özel şoför olarak tutulur. Afro-Amerikan bireyler için güvenli rotaya sahip olan “yeşil rehber” önderliğinde uzun bir yolculuğa çıkarlar. Yolculuk boyunca iki karakterin hikayeleri, karakterleri ve gelecekleri dönüşüm geçirecektir. 

Shape of Water (2018) | IMDB: 7.3

Canavar sinemasının önde gelen isimlerinden olan Guilerme Del Toro’nun Shape of Water eseri, 2017 yılında Dunkirk, Get Out, Call Me By Your Name gibi büyük rakiplerine karşı galip gelerek En İyi Film ödülünü evine götürdü.

Filmin kısa hikayesine bir bakalım… Soğuk Savaş döneminde geçen filmde konuşma engelli Elisa, gizli bir hükümet tesisinde çalışmakta. Bir gün nehirde yakalanan bir yaratığın tesise getirilmesiyle rastlantı sonucu aynı kendi gibi farklı bir varlıkla tanışan Elisa’nın hayatı tümüyle değişiyor…  

Farklı ve yabancı kavramlarını estetik bir şekilde irdeleyen Del Toro, aynı Pan’ın Labirenti filminde olduğu gibi bizlere kendi dünyasından sürreal bir dram hikayesi sunuyor.

Moonlight (2017) | IMDB: 7.4

Siyahi yönetmen Barry Jenkins’in ikinci uzun metrajlı filmi olan Moonlight, Akademi tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. Tam anlamıyla bir dönüşüm hikayesini olağanüstü kurgu ve sinematografi ile anlatan film oldukça düşük bir bütçeyle çekildi.

Film Tarell Alvin McCraney’in Moonlight Black Boys Look Blue adlı romanından uyarlandı. Oyun yazarı McCraney ve yönetmen Barry Jenkins aynı mahallede büyümüşler hatta aynı liseye gitmişler ama birbirlerini önceden tanımıyorlarmış. 

2016’da kazanan önce La La Land olarak açıklandı, sonradan yanlış zarfın açıldığı anlaşılıp ödül Moonlight’a verildi. Bu karışıklık Oscar tarihinin unutulmaz anlarından biri olarak tarihe geçti.

Filmin hikayesinden kısaca bahsetmek gerekirse; utangaç ve toplum tarafından dışlanmış olan baş karakter Chiron adlı siyahi gencin annesi bir uyuşturucu bağımlısı. Hayatı boyunca farklı tercihleri sebebiyle çevresinden zorbalık gören Chiron’un hayatında üç dönem var. Çocukluk yıllarında yaşadığı travmalar gençliğine, gençliğinin asi havası ise yetişkinliğine yansıyor. Dram dolu öykü Chiron’un tüm karakterini değiştiriyor ve bütünsel bir arınma yaşıyor.  

Spotlight (2016) | IMDB: 8.1

Gerçek bir hikayeden uyarlanan bir film ile karşı karşıyayız. Up ve Win Win gibi filmlerle tanınan Tom McCarthy’nin yönettiği film birçok festivale katıldı ve Akademi Ödülleri’nde tam altı dalda aday gösterildi. Spotlight, En İyi Film ve En İyi Özgün Senaryo ödüllerine layık görüldü. 

Filmde Amerika’nın halen devam eden en eski araştırmacı gazete birimi Spotlight’ın hikayesine yakından bakıyoruz. The Boston Globe gazetesine yeni alınan Marty Baron, Spotlight ekibinden Boston Başpiskoposunun karıştığı bir pedofili iddiasını araştırmasını ister. Bürokrasinin, devletin ve dini kurumların tüm yozlaşmışlığı ile mücadele eden ekip, gerçeklerin ortaya çıkması için elinden geleni yapacaktır.