Nurus’tan aldığımız ilhamla hayata geçirdiğimiz Otur Bi Konuşalım programının ilk bölümünde Nurus’un Levent’teki showroom’unda, Nurus’un Pazarlama ve İletişimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İpek Regay’la markanın 99 yıllık yolculuğu, DNA’sı ve topluma ve bireye sağladığı faydaları konuştuk.
Buyrunuz.
Marka Omurgasında Kadın Yöneticilerin Gücü
Bihter Ayyıldız: Bu programın ismi de biraz bu mekândan doğdu. Buraya her geldiğimde oturup sohbet etmeye başlayınca kalkmak zor oluyor. “Otur Bi Konuşalım” fikri de tam olarak böyle ortaya çıktı. Bu seride de doğru oturmanın, rahat oturmanın hayatımıza nasıl dokunduğunu konuşacağız.
Nurus’un neredeyse bir asra yaklaşan çok güçlü bir hikâyesi var. Ama Mart ayında, aynı zamanda Kadınlar Günü’nü de kutladığımız bu dönemde sohbeti biraz senden başlatmak istiyorum. Bir üst düzey kadın yönetici olarak hem senin kariyer yolculuğun hem de Nurus’un kurum olarak kadınlara verdiği yerden başlayalım mı?
İpek Regay: Kendi hikâyeme bakarsam aslında birçok kadının hikâyesine benzer bir yolculuk diyebilirim. Çok kolay olmadı. Ama yaklaşık 20 yıllık iş hayatımda gördüğüm şey şu: karşılaştığımız zorluklar bizi büyütüyor ve bu pozisyonlara hazırlıyor.
Son 10 yıldır orta ve üst düzey yöneticilik rollerinde çalışıyorum. Bu süreçte elbette destek gördüm ama en önemlisi kişinin önce kendi iç sesini dinlemesi ve kendine inanması. Kadınların birbirine destek olmasının da çok kıymetli olduğunu düşünüyorum.
Ancak şunu özellikle söylemek isterim: Nurus’ta kadın yönetici olmakla erkek yönetici olmak arasında bir fark yok. Nurus 99 yaşında bir marka ve yönetiminde her zaman güçlü kadınlar oldu. Bugün üst yönetimde yaklaşık %50 kadın temsilinden söz edebiliyoruz.
Bihter Ayyıldız: Yani yönetimde tam anlamıyla yarı yarıya diyebiliriz.
İpek Regay: Evet, aynen öyle. Bunun köklerinde de çok önemli bir isim var: Nurus’un ikinci kuşak temsilcisi Birten Gökyay. Babası Nurettin Usta’dan aldığı bayrağı büyük başarılarla geleceğe taşımış çok güçlü bir sanayici. Aynı zamanda Ankara Sanayi Odası’na kayıtlı ilk kadın sanayicilerden biri.
Dolayısıyla Nurus’un DNA’sında kadın liderliği var diyebiliriz.
Bihter Ayyıldız: Hatta Nurus isminin hikâyesi de yine Birten Hanım’a dayanıyor, değil mi?
İpek Regay: Evet. Markalaşma sürecinde önemli bir dokunuşu var. Nurettin Usta markasını Nurus olarak yeniden konumlandırıyor ve bugünkü marka kimliğinin temelleri atılıyor.
Ofis Mobilyasında Global Türk Markası: Nurus

Bihter Ayyıldız: Yaptırılan bazı araştırmalarda Nurus’un bir Alman markası sanıldığını da duymuştum. Bu da aslında çok ilginç bir veri.
İpek Regay: Doğru. Araştırmalarda bazen markanın Alman olduğu düşünülüyor. Bunun nedeni aslında tasarım dili, mühendislik yaklaşımı ve teknik gücü. Yani Alman markalarına atfedilen disiplin ve mühendislik algısını yaratıyor. Ama bizim için önemli olan şey şu: Nurus’un %100 Türk bir marka olarak globalde güçlü bir yer edinmesi.
Ofis Mobilyası İçin Mühendislik Kası Gücü!

Bihter Ayyıldız: Ben de buraya son haftalarda çok sık gelip gidiyorum ve şunu çok net görüyorum: Nurus aslında sadece bir ürün üretmiyor. Bir değer dünyası kuruyor. Ama bu noktaya gelmeden önce iletişim tarafına değinmek istiyorum. Sen Pazarlama ve İletişimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısısın. Birten Hanım’ın da gazetecilik ve iletişim alanlarında güçlü bir geçmişi var. Bu anlamda markanın iletişim vizyonunu nasıl tanımlarsın?
İpek Regay: Aslında doğru söyledin. Birten Hanım’ın halkla ilişkiler alanında da çok önemli katkıları var. Türkiye’de halkla ilişkiler derneklerinin kuruluşunda rol almış bir isim.
Benim bugün yürüttüğüm rol de bir anlamda o mirası devam ettirmek gibi. Ama Nurus’un en güçlü kaslarından biri kesinlikle mühendislik kası. İletişimimizin temelinde de bu var.
Nurus yaklaşık 100 yıldır güçlü bir mühendislik altyapısıyla üretim yapıyor. Özellikle 2025 yılında yaptığımız fabrika yatırımlarıyla teknoloji tarafımızı daha da ileriye taşıdık.
Ergonomik Çalışma Sandalyeleri Sırrı

İpek Regay: Çalışma sandalyelerinin insan sağlığı üzerindeki etkisini çok ciddiye alıyoruz. Son iletişim kampanyamızda da söylediğimiz gibi: “Biz çok ciddiye alıyoruz.” Çünkü insanların günde ortalama sekiz saatini sandalyede geçirdiğini biliyoruz.
Omurga sağlığı, kan dolaşımı, boyun ve bel sağlığı… Bunların hepsi doğru sandalye ile doğrudan ilişkili.
Bihter Ayyıldız: Evet, hatta bu yıl iletişim çalışmalarınızda “oturmak fizyolojik olarak insan anatomisine çok da uygun bir eylem değil” tartışmasını da açtınız.
İpek Regay: Kesinlikle. Oturma alışkanlıkları bugün ciddi sağlık problemlerine yol açabiliyor. Bu yüzden akademisyenlerle, doktorlarla birlikte çalışmalar yapıyoruz ve doğru oturmanın önemini anlatmaya çalışıyoruz.
Minimalist Çalışma Alanı: Akustik Podlar

Bihter Ayyıldız: Bir de Nurus’un çalışma alanlarının dönüşümüne çok hızlı cevap verdiğini görüyoruz. Pandemi sonrası çalışma kültürü de ciddi şekilde değişti.
İpek Regay: Çalışma düzeni sürekli dönüşüyor. Hibrit model geldi, ev-ofis dengesi değişti. Nurus da bu dönüşüme çok hızlı adapte olabilen bir marka. Örneğin pandemi döneminde geliştirdiğimiz akustik podlar bugün ofislerin vazgeçilmez çözümlerinden biri oldu. Küçük sessiz çalışma alanları yaratıyor.
Bihter Ayyıldız: Ben de deneyimledim gerçekten. Küçük bir alan olmasına rağmen içinde hiç sıkışmış hissi yaratmıyor.
İpek Regay: Evet, tam olarak amaçladığımız şey bu. Odaklanma alanları yaratmak.
Hem Eve Hem Ofise Çalışma Alanı Ürünleri

Bihter Ayyıldız: Nurus’un bir başka güçlü yönü de tasarımın ev ve ofis arasında çok rahat geçiş yapabilmesi. Özellikle pandemi sonrası evlerde de çok daha fazla görüyoruz.
İpek Regay: Kesinlikle. Ama burada çok önemli bir noktayı vurgulamak isterim: Evden çalışanların büyük bir kısmı hâlâ profesyonel çalışma sandalyeleri kullanmıyor. Oysa omurga sağlığı için bu çok önemli.
Biz sandalyelerimizin sırt eğiminden bel desteğine, oturma genişliğinden yükseklik ayarına kadar her detayını bu sağlık perspektifiyle tasarlıyoruz.
Bihter Ayyıldız: Ben de bunu kişisel olarak deneyimlemiş biriyim. Yıllarca yanlış sandalye kullanmanın omuz, boyun ve bel ağrılarıyla nasıl geri döndüğünü çok iyi biliyorum. Doğru bir sandalye gerçekten insanın kendine yaptığı bir yatırım.
İpek Regay: Tam olarak bunu söylüyoruz aslında: Nurus bir yatırım ürünüdür. Uzun yıllar kullanılabilir ve sağlığınıza katkı sağlar.
Sürdürülebilirlik ve Geri Dönüşüm

Bihter Ayyıldız: Son olarak sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk çalışmalarınızdan da bahsedelim.
İpek Regay: Memnuniyetle. Fabrikamız 45 bin metrekarelik bir alanda faaliyet gösteriyor ve çatısı tamamen güneş panelleriyle kaplı. Enerjimizin yaklaşık %80’ini güneşten elde ediyoruz.
Ayrıca ürünlerimizin yaklaşık %95’i geri dönüştürülebilir.
Bunun yanında çok kıymet verdiğimiz bir sosyal sorumluluk projemiz de var. Türkiye’de serebral palsili yaklaşık 40 bin çocuk bulunuyor. Bu çocuklar için çok pahalı olan özel sandalyelerin daha erişilebilir versiyonlarını üretmek için bir proje geliştirdik. Normalde yaklaşık 10 bin dolar olan bir ürünü 250 dolar seviyesinde üretilebilir hale getirdik ve yüzlerce çocuğa ulaştırdık.
Bihter Ayyıldız: Bugün üretimden yönetime kadınların güçlü şekilde yer aldığı ve hikâyesinde bir kadının vizyonu bulunan Nurus’un bu yolculuğunu konuşmak çok keyifliydi.
Nurus sadece kendi büyümesini değil, aynı zamanda Türkiye’nin katma değerli üretimini de temsil eden çok önemli bir marka.
Nurus’tan aldığımız ilhamla hayata geçirdiğimiz Otur Bi Konuşalım programının ilk bölümünün sonuna geldik. Tasarım, mühendislik, çalışma kültürü ve omurga sağlığı üzerine konuşmaya devam edeceğimiz yeni bölümlerde görüşmek üzere.









