Kerim Çaplı Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Kerim Çaplı Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Ülkemizdeki yaygın kanıya göre sanat konusunda batılı devletlerin hep gerisinde kaldık ve kalacağız. Kimilerine göre edebiyatta bir Tolstoy, müzikte bir Edith Piaf’ımız olamayacak. Bu yanılgı sebebiyle aslında dünya çapında yeteneğe sahip sanatçılarımız yok olup gidiyor. Türkiye, özellikle Rock Müzik alanında olağanüstü yetenekli fakat değeri bilinmeyen sanatçılara sahip. Rock camiasında özellikle Kerim Çaplı öne çıkıyor. Peki, Kerim Çaplı kimdir? Gelin birlikte cevaplandıralım.

Kerim Çaplı’nın Çocukluk Dönemi

Kerim Çaplı Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Kerim Çaplı 1949’da İzmir’de dünyaya geldi. Müzisyen bir aileye sahip Kerim Çaplı’nın babası piyano virtüozü, annesi ise opera sanatçısıydı. Aile, 1955 yılında Amerika’ya taşındı. Baba Erdoğan Çaplı “Piano Pasha” ismiyle tanınan bir sanatçı olmayı başarmıştı. Daha çocukluk yıllarında bongo çalmaya başlayan Kerim Çaplı’nın müziğe olan yeteneği keşfedilmişti. Bir şarkıyı bilmesine bile gerek yoktu, yalnızca duyduğu zaman eşlik edebiliyordu. Oğlunun eğitimine önem veren Erdoğan Çaplı, konserlerinde arkasında çalmasına önayak olmuştu. Babasıyla beraber kimi zaman bongo, kimi zaman ise bateri çalıyordu. Hatta babasının albüm kaydında dahi yer almıştı. Böylelikle New York’un müzik çevrelerinde dahi çocuk diye adlandırılmıştı.

Kerim Çaplı’nın Hayatı: Dahi Çocuk

Kerim Çaplı Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Kerim Çaplı hayatı boyunca kontrol edilemez bir çocuktu. Okula gitmek istemezdi, zevk için kitap okumazdı, o yalnızca müziğe bağlanmıştı. Çaplı ailesine yakın olan Gerber ailesinden yaşıtı Ken ile bir grup kurdu. The Croop Ltd ismindeki bu grupla sahnelere çıktı ve kayıt aldı. Kısa zamanda grubun kayıtları yerel radyolarda çalınır hale gelmişti. Kerim Çaplı’nın yaptığı besteler ve baterideki yeteneği övülüyordu. Fakat Kerim Çaplı bunları önemsemezdi. O yalnızca müziğine odaklanmıştı. 

Bir zaman sonra grubun bilinirliği azaldı ve dağıldı. Dahi genç, The Heard grubuna katıldı. Kulüplerde çaldığı sırada, New York’un doğusundaki ünlü gruplardan The Sundowners’ın dikkatini çekti. Grup üyeleri şaşkınlıklarını gizleyemiyordu. Kah bateri kah gitar çalıyor, dahası olamaz derken org ile şov yapıp solistlik yeteneğini konuşturuyordu. Bu sefer The Sundowners grubuyla çalmaya başladı. Grup, Çaplı’nın katılımıyla birlikte New York’ta aranan isimler arasına girdi. Kerim Çaplı başarıları ile anılmaya daha yeni başlıyordu.

Kerim Çaplı’nın Başarıları

Davulda Kerim Çaplı’nın olduğu iddia edilen Jimi Hendrix ve Stephen Stills kaydı

The Sundowners ile harikalar yaratan müzisyen, grubuyla kayıtlara devam etti. Bir gün kulüpte çalarken kulise dönemin en ünlü gruplarından The Monkees’den Michael Nesmit geldi. The Sundowners’ı yapacakları turneye davet etti. Kerim Çaplı’nın müzik kariyeri değişmek üzereydi. The Monkees ile birçok kez sahneye çıktı. Amerika’da Rock’ın en ünlü isimleriyle beraber zaman geçiriyordu. Herkes ondan çok ümitliydi. Bugün bile en iyi gitar virtüözlerinden kabul edilen Jimi Hendrix ona saygı duyuyor ve olağanüstü yetenekli buluyordu. 

The Monkees ile olan turneleri sırasında Rock tarihinin en ünlü konseri olan Woodstuck’ta çalma imkanına erişmişti. Woodstuck Konseri, Kerim Çaplı’nın başarıları listesine adını altın harflerle yazdırdı. 

Harika çocuk grubuyla televizyona dahi çıkmıştı. Bir şov için yapılan çekimlerde bir gün Kerim Çaplı ortadan yok oldu. Daha sonraları o dönemdeki sevgilisiyle kavga ettiği öğrenildi. 1967 yılında zirveye çıkan, hatta The Monkees ile albüm kaydı alan adam birden bire kaybolmuştu. 2 yıl boyunca kimse ondan haber alamadı. Arkadaşları intihar ettiğini düşünmeye başladı. 1969 yılında arkadaşı Ken Gerber’in kapısını çaldığında hasta, bitkin ve her şeyini kaybetmiş haldeydi. Bir süre daha Amerika’da bulundu ve çeşitli yerlerde sahne aldı. Fakat eski isteği ve ünü kaybolmuştu. Sonunda Türkiye’ye kesin dönüş yapmak zorunda kaldı.

Türkiye’ye Kesin Dönüş

Kerim Çaplı Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Kerim Çaplı, Amerika’da zirveyi gördükten sonra Türkiye’de bir star olarak karşılanmayı bekliyordu. Fakat dönüş yaptığı gibi askere alındı. Sanki kimse onun kariyerini göz önüne almıyordu. Bir süre MFÖ grubuyla konserlere çıktı. Birçok sanatçının albümünde piyano, bateri, gitar çaldı. 1985 yılında evlendi ve dört çocuğu oldu. Kerim Çaplı’nın psikolojik sorunları sürekli baş gösteriyordu. Bu sebeple ailesine asla yakın olamadı. Sinirli ve garip biriydi. İleride onun için efsaneler üretildi. 

Bir hikayeye göre Kerim Çaplı, MFÖ konserine gider ve en ön sıraya oturur. Zevkle konseri dinlediği sırada arkadaşları tarafından fark edilir. Arkadaşlarının şaşkın bakışları arasında “ Ya ben konsere geldim ama bilet almadım, sıkıntı olmaz değil mi?” diye sorar. Dumur olmuş durumdaki arkadaşları “Ne bileti Kerim, senin sahnede olman lazım. Bugün çalıyorsun haberin var değil mi?” diye sorar. 

Kerim Çaplı arkadaşlarına ufak bir muziplik yapma peşinde değildi. Gerçekten de konserde çalması gerektiğini unutmuştu. 

Kerim Çaplı ve Blue Blues Band

Kerim Çaplı Kimdir? Hayatı ve Eserleri

O sıralar Türkiye’de farklı bir tarz yakalamak isteyen müzisyenlerin kurduğu Blue Blues Band, Rock çevrelerinde revaçtaydı. Grubun üyelerinden Batu Mutlugil, Kerim Çaplı’yı gördüğünde kesinlikle gruba dahil etmek istedi. Gitarist Yavuz Çetin, Kerim Çaplı’yı uğraşılmaz bulmuştu. Batu Mutlugil’e göre Kerim tam anlamıyla bir deliydi. Deliydi, çünkü olağanüstü derecede bir müzikaliteye sahipti. Deliydi, çünkü psikolojik sorunları olan agresif birisiydi. Batu Mutlugil ise onu kesinlikle uğraşılmaya değer bulmuştu. 

Bu şekilde Türk Rock tarihinin en ünlü gruplarından olan Blue Blues Band’in dörtlüsü Kerim Çaplı, Batu Mutlugil, Yavuz Çetin, Sunay Özgür olarak şekillendi. Blue Blues Band adından da anlaşılacağı üzere Blues üzerine yoğunlaşmıştı. Türkiye’de 90’lı yılların o puslu havasında yepyeni bir tarz yakalayan grup, kapalı gişe konserler veriyordu. Bünyesinde olağanüstü yetenekli insanlar bulunuyordu. Hatta “prova yapmayan grup” olarak ünlenmişti. Repertuvarlarına son anda şarkı ekleseler bile yalnızca bireysel olarak şarkıyı bilmeleri yetiyordu. Hiç beraber çalmadıkları parçaları ilk defa konserde sergilerken olağanüstü başarıyla çalıyorlardı. 

Fakat bir türlü istedikleri başarıya ulaşamadılar. Yavuz Çetin’e konserler yetmedi ve solo albüm çıkarmak için grupla olan çalışmalarına ara verdi. Bugün bile stüdyo kaydı bulunmayan grubu yalnızca televizyon için çekilen haber videolarında dinleyebiliyoruz. Türk Rock tarihinin en başarılı olabilecek grubu ardında sadece cızırtılı konser kayıtları bıraktı.

Son yıllarında Kerim Çaplı’nın hayatı sıklıkla yaşadığı sağlık sorunları ile anılır oldu. İşler kötü gittiğinde Kerim Çaplı çekilmez bir hale dönüyordu. Konserlerde kimse onun yüzüne bakamazdı. Birçok kez yalnızca gözlerine baktı diye seyircilere baget fırlatmış, tükürmüştü. Yalnız birisiydi. Hayatı kendi kafasında yaşıyordu. Psikolojik sorunları onu bir türlü rahat bırakmadı. Boş tahta bir bavulla ev ev geziyordu. Aslında normal hayatta çok kibar biriydi. Fakat yaşadığı ataklar sebebiyle aksileşiyordu. 

Her Şey Nasıl Başladıysa Öyle Biter

Kerim Çaplı Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Yavuz Çetin ve Kerim Çaplı, farklı karaktere, aynı kadere sahip iki yitik yaşam… 2001 yılında psikolojik sorunları sebebiyle Yavuz Çetin intihar etti. Türk Rock Camiası hüzne boğulmuştu. Kerim Çaplı’nın ağzından tek kelime dahi çıkmamıştı. Fakat Yavuz Çetin’in savaşmaması onu çok kızdırmıştı. Bir süre daha Blue Blues Band ile sahne aldı. Hastalığı sebebiyle artık jübile yapmak istemişti. 

Son konserinde çalmak için sahneye çıkacak halde değildi. Yorgun ve bitkin bir bedeni taşıyacak hali kalmamıştı. Bu süreçte arkadaşı Batu Mutlugil ona çok destek olmuştu. Beyoğlu’nda otellerde kalıyordu. Sürekli kavga etmesi sebebiyle otel otel geziyordu. Son zamanlarında tüm enstrümanları kendi çalıp söylediği solo albümünü kayda aldı. Albüm hiçbir zaman yayınlanamadı. 

Türk Rock tarihinin belki de gelmiş geçmiş en yetenekli ismi, otellerde sürünürken yiyecek parası bulamıyordu. 2 Kasım 2004’te beyninde oluşan ödem sebebiyle hayatını kaybetti. Meslektaşı, arkadaşı ve kader ortağı Yavuz Çetin’in yalnızca 10 metre ötesinde, mezar taşı bile olmayan bir mezara defnedildi. Tüm ünlü Rock isimleri cenaze törenine katılmıştı. Arabalardan en ünlü Blues parçalarının sesleri yükseliyordu. 

Bugün bile New York’un sanat kesimlerinde, müzik forumlarında Kerim Çaplı ismi ve yeteneği konuşuluyor. Yavuz Çetin’in “Her Şey Biter” isimli parçasında geçen, mezar taşında da yazan şarkı sözü gibi bir hayat yaşadı.

 “Bir gün gelir herkes kendi yoluna gider. Her şey nasıl başladıysa, öyle biter.”

Blue(2017)

Yavuz Çetin ve Kerim Çaplı’nın hayatını konu edinen 2017 yapımı belgesel film. Yavuz Çetin’in ve Kerim Çaplı hayatı ve eserleri etrafında şekillenen belgesel, çeşitli platformlardan izlenebiliyor. 

Kerim Çaplı’nın Kayıp İsimli Solo Albümü

Kerim Çaplı’nın solo olarak kaydettiği albümde bütün enstrümanlar dahi müzisyen tarafından çalındı.