TOP

Sürdürülebilir ve Doğal Güzelliğin Peşinde bir Influencer : Çisem Çakır

Kendine özgü içerikleri ile fark yaratan Influencer Çisem Çakır ile sürdürülebilir yaşam, çevre dostu markalar, bilinçli tüketim gibi konular üzerine sohbet ettik. 

Youtube ve Instagram’da hatırı sayılır bir takipçi kitlesi bulunan Çisem Çakır kendisini mikro influencer olarak tanımlıyor. Ürünlerin içerikleri ve formülasyonları konusundaki bilgisiyle öne çıkan Çakır ​‘’Çevreyle uyum içinde yaşamak, doğadan aldığımızı yerine koyabilmek gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakmamız için önemli.’’​ diyerek sürdürülebilir yaşam trendlerine olan bakış açısını da ortaya koyuyor. 

Öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? 

İsmim Çisem, 32 yaşındayım. Notre Dame de Sion Fransız Lisesi ve Central Saint Martins College of Art & Design Product Design bölümü mezunuyum. Mezun olduktan sonra sağlıklı beslenmeye olan merakımın artması ve biraz da aile otelimizdeki sorumluluğum nedeniyle Çiğ Beslenme ve Detoks üzerine eğitim almaya Amerika’ya gittim. Matthew Kenney Academy ve Hippocrates Health Institute’da çeşitli sertifika programlarına katılıp ülkeye geri döndüm. Ardından Sianji Wellbeing Resort’u bir sağlık oteline dönüştürmeye başladık. Şu anda Türkiye’nin en iyi sağlık otellerinden biri konumuna geldi. 2017’den beri de Youtube’da kendi kişisel hobim olan cilt bakımı üzerine bilgilendirici videolar çekmeye başladım. 3 senedir buraya verdiğim ciddi bir emek var. Aynı zamanda Youtuber Yağmur Vardar ile yeni bir marka kurduk, onun çalışmalarını sürdürüyoruz. Bu sene içerisinde ilk ürünlerimizi çıkaracağız diye umut ediyorum. 

Sürdürülebilir yaşam sizin için ne ifade ediyor? 

Öncelikle bu konuda çok örnek bir insan değilim ancak çöpleri ayrıştırmak mümkün olduğunca yapmaya çalıştığım şeylerden biri. Özellikle çok fazla kozmetik ürün denediğim için haliyle daha fazla çöp çıkıyor. Her şeyi dibine kadar kullanıp, hatta tüp paketleri ortadan ikiye kesip, cam kavanozları da yıkayıp evde başka şeyler muhafaza etmek için kullanıyorum. Fakat bir influencer olarak çok daha fazla tüketiyorumdur, geri dönüşüme dikkat ediyorum o yüzden. Çevreyle uyum içinde yaşamak, doğadan aldığımızı yerine koyabilmek gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakmamız için önemli. Dediğim gibi benim en çok sıkıntı yaşadığım konu ortaya çıkan plastik atık miktarı. Onu da geri dönüşüm merkezlerine götürerek kendimce zararı minimuma indirmeye çalışıyorum. 

Herhangi bir ürün satın alırken veya önerirken markanın çevre dostu olması seçimlerinizi nasıl etkiliyor? Bu konuda belirli kriterleriniz var mı?

Eğer markanın bu konuda bir stratejisi varsa tabii ki önceliğim o olur ama fiyat / performans açısından da değerlendirmeye çalışıyorum. Yani içeriği kötü olan veya cildime uygun olmayan ürünlere sahip ekolojik marka da var bir sürü, onları seçmek için çevre dostu olması benim için yeterli değil. Dolayısıyla içerik benim için daha önemli diyebilirim. Ama ekolojik stratejileri olan bir markaysa ve bunları benimsemişse bu tekrar tekrar almam için çok iyi bir motivasyon oluyor. 

Sizce doğaya, hayvanlara, insanlara saygılı bir üretim ve tüketim alışkanlığı nasıl mümkün kılınabilir? 

Öncelikle mümkün olduğunca az tüketmek gerekli son tüketici olarak. “Bir kişi olarak ne yapabilirim?” diye düşünmeyip mümkün olduğunca her noktada az tüketim ve daha çevre dostu seçimler yapabilirsiniz. Plastik torbalardan bez torbalara geçmek gibi çok küçük adımlarla büyük farklar yaratılabilir. Kişisel bakım anlamında da aslında influencer’ların dürüstçe ürün deneyimlerini aktarmak konusunda bir misyonu var. Hangi kişilere uygun olabileceğini belirtseler, bir sürü kişi gereksiz tüketimden kaçınmış olur. Ben şahsen içerik bilgisi vermeye çalışıyorum kanalda ki, insanlar doğru tercihleri yapabilsinler. Fakat en büyük misyon, kişilerden ziyade büyük markalara ve şirketlere düşüyor. Yani onların iyi örnek olup bu tip markaları ve stratejileri öne sürebilmeleri gerekiyor, ama bu da ne yazık ki bir pazarlamaya dönüşmüş durumda. 

İçerik konusunda çok hassas ve dikkatli olduğunuzu biliyoruz. Bir ürünün içeriğinde önem verdiğiniz başlıca noktalar nelerdir? 

Sadece içerik önemli değil ürünün formülasyonu da çok önemli, o yüzden denemeden ürünü anlatmayı çok sevmiyorum, incelemeler de yarım kalıyor gibi geliyor bana. İçerik konusunda hassas olduğum bazı şeyler var. Komedojenik doğal yağların veya aslında komedojenik olmayan ama benim cildimin hiç sevmediği müthiş bir oklüzif içerik olan mineral yağı ilk sıralarda gördüğüm zaman ürünü almaktan vazgeçiyorum. Biliyorum ki sivilceye sebep olacak çok yüksek ihtimalle. Aynı şekilde ürünün amacını, ne olarak pazarlandığını, içerik listesinin bunu yapabilmek için yeterli olup olmadığını inceliyorum. Mesela antioksidan serumu diye sattıkları 800 liralık ürünün içerik listesinde 18. sırada antioksidan içeriğini görünce deli oluyorum. Çünkü ilk 5 içerik ürünün büyük çoğunluğunu oluşturuyor zaten. Bu arada yanlış anlaşılmasın, hyaluronik asit gibi bazı içerikler kozmetik ürünlere en fazla %2 oranında konabiliyor, o yüzden içeriğe göre de bir değerlendirme yapmak gerekiyor. Gene başka bir örnek, C vitamini serumu diye sattıkları ürünün içeriğine bakıyorsunuz, C vitamini diye koydukları içerik %1’den bile az. Etkisini görebilmeniz için en az %5 oranında olması lazım. Pazarlama hilelerine kanmamak gerekiyor, bunun için de maalesef içerik okumayı biraz da olsun öğrenmek ve cildinizi de iyi tanıyıp ona göre ürün seçmeniz gerekiyor. 

Son yıllarda “bilinçli tüketici” kavramının güçlenmesiyle beraber büyük küçük birçok marka sürdürülebilirlik ile ilgili girişimler yapmaya başladı. Sürdürülebilirlik üzerine çalışmalarını beğendiğiniz markalar var mı? 

Evet, beğendiğim çok marka var. Kişisel bakımda Krave Beauty başı çekiyor. Her sene onlarca ürün çıkarmak yerine, 1 veya 2 ürün çıkarıyorlar. Her çıkardıkları ürün üzerinde gerçekten çalışılmış oluyor. Tüketime de özendirmeyen bir marka etikleri var ki bu tüketim delisi dünyada çok takdir edilesi bir durum. Ayakkabı markalarından aklıma ilk Toms geliyor. Bu markadan bir ayakkabı alınca, ihtiyacı olan bir çocuğa da ayakkabı almış oluyorsunuz. Marka 11 yılda 60 milyona yakın ayakkabı dağıtmış. Reformation da beğendiğim giyim markalardan biri. Sattıkları her ürünün ne kadar su harcadığına, karbon emisyonuna kadar web sitesinde belirtiyor. Geri dönüştürülmüş malzemeleri kullanıyorlar çoğunlukla. Bu zihniyette markaların çoğalması dileğim. 

“Etkileyen” anlamına gelen influencer kelimesi sosyal medyanın da etkisiyle artık sık sık karşımıza çıkıyor. Kendinizi micro influencer olarak tanımlıyorsunuz. İnsanları ne yönde etkilemek istersiniz? 

İnsanları doğru ve bilinçli tüketim yönünde etkilemek isterim aslında. Benim çok ürün denememin sebebi de biraz bu deneyimi aktarmak ve olabildiğince çok insanı bilgilendirmek. Bu şekilde bir sürü kişiyi gereksiz harcamadan ve tüketimden de vazgeçirdiğimi düşünüyorum. Aslında genel algı insanları tüketime yönlendirdiğimiz şeklinde. Bu bence işini dürüstçe yapanlar için doğru değil. Şahsen kanalda cilt bakım ürünlerinin de çoğunun gereksiz olduğunu, lüks tüketime girdiğini ve ihtiyaçları varsa almayı düşünmeleri gerektiğini belirtiyorum, her fırsatta. Hatta bana iyi gelen bir şeyin onlara iyi gelmeyebileceğini ve ürün önerisinde de bulunamayacağımı belirtiyorum. Uzun süredir düzenli izleyici olanlar buna saygı duyup bu tarz sorular sormaktan da kaçınıyorlar zaten, hassasiyetimi bildiklerinden dolayı. 

Markaların ve içerik üreticilerinin insanları devamlı olarak tüketime teşvik etmesiyle ilgili ne düşünüyorsunuz? İçinde bulunduğunuz sektörün en çok eleştirilen taraflarından biri de bu galiba. Sizce tüketiciler influencer olarak tanımlanan kişilerin önerilerini samimi buluyor mu? Bu güveni sağlamanın yolu nedir? 

Çoğunluğu samimi bulunmuyor. Çünkü çoğu her önüne gelen markayla çalışıyor ve seçici davranmıyorlar. Bu noktada güvenilirliği sağlamanın tek yolu, dürüst bir şekilde ürünü eleştirebilmek, beğenmediyseniz açık açık sebepleriyle söylemek. Ürünü beğendiyse ve sponsorluk alıyorsa da, son tüketici olarak gene içeriğine, fiyatına bakıp değerlendirmek size düşüyor. Yani X kişisi bir ürünü çok fazla övdü diye hemen ürüne atlamayıp içeriğine bakmanız, “Benim cildime uyar mı, şu an ihtiyacım var mı?” gibi soruları sorup ona göre karar vermeniz gerekiyor. Bir kısım izleyici elbette sponsorlu işlere müthiş katı bakıyor çünkü gözümüze sürekli sokulan çok marka var. O noktada markaların daha akıllıca seçimler yaparak kendi markasıyla uyumlu kişilerle çalışması ve herkese ürün göndermemesi gerek diye düşünüyorum. Ben bu kanalı açık tuttuğum sürece beğenmediğim, inanmadığım bir ürünü sırf para için kanala koymayacağım. Bu güveni başka türlü sağlamanız mümkün değil. 

Influencer olmak birçok kişi için meslek haline geldi. Youtube sizin hayatınızın neresinde? Siz kanalınızın sürdürülebilirliği için neler yapıyorsunuz? 

Benim de hobim iken bir nevi mesleğim haline geldi ama tamamen kendimi buraya kanalize de edemiyorum çünkü yeterince para kazanır duruma gelmedi. Bunun için sponsorlu işlere ihtiyacınız var, kendi sevdiğiniz ve inandığınız markalarla çalıştığınız sürece bir durumun izleyiciler için sıkıntı olmaması gerektiğini düşünüyorum. Sonuç olarak verdiğimiz bir emek ve zaman var ve karşılığını başka türlü almamız mümkün değil. Önemli olan dürüst ve samimi olmanız, bu şekilde sevdiğiniz markaların sevdiğiniz ürünlerinden bahsetmeniz de izleyiciyi rahatsız etmeyecektir. 

Covid-19 salgını sürdürülebilir yaşam trendlerine olan ilgiyi nasıl etkiliyor? 

Bence ciddi anlamda olumlu etki etti. Dünya genelinde tüketim o kadar azaldı ki bunun etkilerini doğada bile gördük. Karbon emisyonları da ciddi anlamda azaldığı için dev ozon deliği kapandı gibi haberler çıktı. Bu kadar kısa sürede verdiğimiz zararın geriye alınabildiğini görmek herkesi eminim çok etkilemiştir. Evde olduğumuz için daha az alışveriş yapmışızdır, şahsen benim bu şekilde oldu. Pandemi hala tamamen bitmiş değil ama bizim alışkanlıklarımızın kalıcı olarak değişmiş olmasını umut ediyorum. 

—— Hızlı Sorular: 

Şu an ne okuyorsunuz? Sineklerin Tanrısı – William Golding 

Pandemi döneminde olmasaydık nereye seyahat etmek isterdiniz? Japonya 

İz bırakan bir film? 2017 yapımı Wonder 

Dinlemekten bıkmadığınız bir şarkı? uhgood – RM 

Favori uygulamanız? Her gün en çok kullandığım uygulama olan Notes. 

Yorumlar (1)

  • Avatar

    Elif

    Çisem hanımı çok seviyorum. Her zaman takipçisi ve destekçisi olmayı umut ediyorum. Yazdıklarını, söylediklerini, bizlerle paylaşmaya çalıştıklarını sıkılmadan, bıkmadan takip ediyorum. Mutlu ve sağlıklı bir hayat diliyorum kendisine.

    reply
Yorum Yazın