Güzel olan bir şey varsa o da tiyatrodur. Tiyatrodan daha güzel olan bir şey varsa o da çocuk tiyatrosudur. 31 Ocak Cumartesi günü Ataşehir Duru sahnesinde oğlum ve arkadaşlarıyla birlikte Yaşar Büker’in yönettiği Güzel ve Çirkin tiyatro oyunu seyriyle günümüzü güzelleştirdik. Hem çocuklar hem de biz büyükler oyundan çok ama çok mutlu ayrıldık çünkü çocukları gerçekten seven ve onlara saygı duyup, çocuklar insandır felsefesiyle oyun yapan bir tiyatro vardı karşımızda. Yönetmeninden oyuncularına herkesin kalbini koyduğu bu oyun hakkında yazmamak olmazdı! Haydi, Mesele Kumpanya’nın oyununa biraz daha yakından bakalım!
Güzel ve Çirkin Tiyatro Oyunu Konusu

Güzel olan nedir? “Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı” Türk Dil Kurumu böyle tanımlıyor. Peki göze ne hoş gelir? Çirkinin karşıtı nedir? Bu kişiden kişiye değişir elbette!
Yine Türk Dil Kurumunda güzel için “soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran” olarak bir tanım daha bulunuyor. Gerçekten çok ilginç bir tanım! Kimlerdir bu soylular? Ahlaki üstünlüğe sahip insanlar? Bu kişiler sırf soylu oldukları için neden güzel sıfatını alıyorlar? Bugün bir çocukla asla yayana gelmemesi gereken kişilerin daha çok soylular olarak adlandırılan bu sınıflardan çıktığını açıkça görüyoruz. Yapılan tüm bu tanımların tam olarak “güzel” i karşılamadığı apaçık ortada.
Yönetmen Yaşar Büker de benzer sebeplerle güzel ve çirkin için yeni tanımlar arayışına giriyor ve eski bir masalı yediden yetmişe herkes için yeniden uyarlıyor.
Güzel ve Çirkin Orijinal Öyküsü

Güzel ve Çirkin’in orijinal öyküsü, Fransız yazar Gabrielle-Suzanne Barbot de Villeneuve tarafından 1740 yılında yazılmış.
Her masal kendi döneminin gerçekliğine göre yazılır. Çocuğa bakış açısı da yine o döneme göre şekillenir. Bugünün gözüyle masallara baktığımızda çocukların dünyasından birçok noktada uzakta durduğunu görüyoruz. Bunun yanında masallar içerisinde barındırdığı güçlü fantastik öğeleriyle hala çocukların gözdesi olmaya devam ediyor.
Yönetmen Yaşar Büker’in Başarılı Yorumu

Yönetmen Yaşar Büker Güzel ve Çirkin masalını bu fantastik ve eğlenceli tarafından yakalayarak yeniden yorumluyor.
Yaşar Büker masalın orijinalinde “Güzel” olarak adlandırılan kızın babasını tüccar değil resim yapan bir sanatçı olarak karşımıza çıkarıyor. Masalın yazıldığı dönemde de dil kurumları büyük olasılıkla güzeli zengin, soylu olarak tanımlıyordu. Ama Büker güzeli yeniden yorumlayarak soylu tüccar yerine ressamı tercih ediyor.
Çirkin’i de kötü büyüden kurtulabilmesi için güzel davranışlara yönlendiriyor. Oyunda bunun üzerine özellikle duruluyor.
Bir erkeğin güzel olarak tanımlanabilmesi için ne gereklidir. Zengin ve yakışıklı olması mı? Büker oyunuyla bu soruya net bir şekilde “hayır” diyor. Güzellik davranıştadır diyor. Bir erkek her zaman nazik ve kibar olmalıdır. Fiziksel gücüne değil zekasına ve davranışlarına güvenmelidir. İşte bu noktalar güzel ve çirkini bilinen tüm kalıpların dışarısına çıkarıyor.
Güzel ve Çirkin Tiyatro Oyunu İçeriği ve Oyuncular

- Oyunun ne zaman başladığını ne zaman bittiğini hiç hatırlamıyorum. Temposu o kadar yüksekti ki dikkatinizi bir saniye dağıtmaya fırsatınız olmuyor. Oyunun dramatik yapısı çocukların dikkati üzerine kurgulanmış. Çocuklar oyunun içerisinden bir saniye ayrılmıyorlar.
- En çok sevdiğim unsur da oyunun interaktif olması. Oyuncular sık sık çocuklarla konuşuyor. Onlardan yardım alıyor, onlarla karar veriyor.
- Oyuncular sahneye ve seyirciye öyle hâkim ki çocuk tiyatro izleme deneyimini keyifle gerçekleştiriyor. Mesele kumpanya bu oyunla aynı zamanda çocuğa tiyatroyu sevdiriyor.
- Oyuncular sahnede hem dekor hem karakter olarak karşımıza çıkıyor. Saat rolündeki Aslıhan Balcı, Şamdan Hebun Zorba, Çaydanlık Melis Karagöl sadece sahnedeki varlıklarıyla dahi seyirciyi güldürmeye yetiyor. Tüm oyun boyunca bu üçlü çocukların nabzını tutuyor ve onların her an her saniye oyunda kalmasını sağlıyor. Belle karakteriyle Esma Sude Aslan, çirkin rolüyle Okan Tüfenkçioğlu ve baba rolüyle Erkan Çömlekçi rollerinin hakkını veren bir oyunculuk sergiliyor. Her biri birbirinden güzel oyunculuk performansı gösteriyor. İtiraf edeyim ben en çok çaydanlıkla saati sevdim! Tamam tamam şamdan da alınmasın. Hepsi ama hepsi çok iyiydi.
Çocuk oyunlarına gerekli saygı ve özen gösterilince gerçekten çok mutlu oluyorum. Güzel olan bir şey varsa o da tiyatrodur. Tiyatrodan daha güzel olan bir şey varsa o da çocuk tiyatrosudur.
Oyundan sonra oyuncular ve yönetmenle küçük bir röportaj yapma fırsatını buldum. Pırıl pırıl bir ekiple tanıştım. Çocuklar tarafından oyunun neden bu kadar sevildiğini bir kez daha anladım. Her biri işini öyle çok seviyor ve saygı duyuyor ki onların bu tutkusu ister istemez seyirciye de akıyordu.








