2026’da Öne Çıkan En İyi Sergiler | Yurt Dışı ve İstanbul Sergileri

Sanat dünyası 2026’da, hem uluslararası ölçekte ses getiren retrospektifler hem de yaratıcı disiplinleri buluşturan güçlü küratöryal projelerle dikkat çekiyor. 2026’da öne çıkan en iyi sergiler sanat tarihinin ikonik isimlerinden çağdaş üretimlere uzanan geniş bir seçki sunarken, izleyicileri hafıza, kimlik, mekan ve kültürel anlatılar üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor. Özellikle İstanbul sergileri, müze ve galerilerin zengin programlarıyla bu yılın sanat ajandasında güçlü bir yer tutuyor. Yerel üretimlerle uluslararası sanat sahnesini buluşturan bu sergiler, sanatseverlere keşif, ilham ve çok katmanlı bir görsel deneyim vadediyor.

İstanbul Sergileri

2026’nın öne çıkan sergileri, disiplinlerarası üretimlerin, güçlü retrospektiflerin ve çağdaş sanatın güncel tartışmalarını odağına alan sergilerle sanat ajandasını yoğunlaştırıyor. Bu yıl heyecan duyduğumuz İstanbul sergileri neler, bizi neler heyecanlandırıyor beraber bakalım. 

Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası

2026'nın öne çıkan sergileri

  • Yer: İstanbul Modern
  • Tarih: 6 Eylül 2026’ya dek

Türkiye’nin sanat tarihinde benzersiz bir figür olan Semiha Berksoy’un çok yönlü üretimini odağına alan kapsamlı retrospektif, sanatçının resim, performans ve sahne sanatları arasındaki geçirgen pratiğini görünür kılıyor. Berksoy’un ekspresif figürleri, dramatik renk kullanımı ve otobiyografik anlatıları; erken Cumhuriyet döneminden başlayarak sanatın bireysel ifade alanı olarak nasıl dönüştüğünü izleyiciye aktarıyor. 

İstanbul sergileri arasında öne çıkan Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası sadece bir sanatçı portresi değil; aynı zamanda Türkiye’de modernleşme, kadın sanatçı kimliği ve performatif ifade biçimleri üzerine güçlü bir tarihsel okuma sunuyor. Sanat tarihine ilgi duyanlar, feminist sanat söylemleri ve disiplinlerarası üretimler üzerine düşünen izleyiciler için kaçırılmayacak bir durak.

Sergi hakkında bilgi için, bu yazımıza göz atabilirsiniz. 

Santosha, Çiğdem Aky

en iyi sergiler

  • Yer: Dirimart Pera 
  • Tarih: 22 Şubat 2026’ya dek

Çiğdem Aky’nin “Santosha” başlıklı sergisi, adını Sanskritçe’de “içsel huzur” anlamına gelen kavramdan alarak, izleyiciyi ruhsal denge, dinginlik ve çağdaş yaşamın hızına karşı bir duraksama alanı üzerine düşünmeye davet ediyor. Sanatçının malzeme ve form arasındaki hassas ilişkileri araştırdığı üretimler, özellikle spiritüel temalara, Doğu felsefelerine ve meditasyon estetiğine ilgi duyan izleyiciler için etkileyici bir deneyim sunuyor. 

James Cameron’ın Sanatı

  • Yer: İstanbul Sinema Müzesi
  • Tarih: 28 Şubat 2026’ya dek

İstanbul sergileri arasında sinemaseverleri mutlu edecek bir sergi ile devam ediyoruz. Yönetmen James Cameron’ın yaratıcı evrenine odaklanan bu sergi, film prodüksiyon tasarımı, konsept çizimler, teknolojik inovasyonlar ve görsel hikaye anlatımını bir araya getiriyor. 

Cameron’ın bilimkurgu ve epik anlatıları nasıl inşa ettiğini gösteren eskizler, dijital tasarım süreçleri ve set tasarımları; sinema ile görsel sanatlar arasındaki yaratıcı diyaloğu gözler önüne seriyor. Sinema estetiğine ilgi duyanlar, tasarım ve dijital sanat üretimleri üzerine çalışan izleyiciler ve popüler kültürün sanatla kesişimini keşfetmek isteyenler için oldukça zengin bir içerik.

The Grand Excess, Lal Batman

 

  • Yer: PİLEVNELİ Dolapdere
  • Tarih: 28 Şubat 2026’ya dek

Lal Batman’ın “The Grand Excess” sergisi, çağdaş tüketim kültürü, görsel abartı ve estetik aşırılık kavramlarını ironik bir bakışla ele alıyor. Sanatçının heykel, enstalasyon ve görsel objeleri; gösteriş, arzu ve kimlik performansı üzerine eleştirel bir dil kuruyor. Sergi, özellikle pop estetiği, kitsch kültürü ve çağdaş toplumun görsel kodları üzerine düşünmek isteyen izleyiciler için dikkat çekici bir anlatı. Çarpıcı ve kavramsal olarak katmanlı bir deneyim arayan sanatseverler için güçlü bir öneri.

Panorama: Hayaller ve Yerler

  • Yer: İstanbul Modern
  • Tarih: 19 Şubat – 16 Ekim 2026

2026’nın öne çıkan sergileri arasında “Panorama: Hayaller ve Yerler”, farklı sanatçıların mekan algısını, coğrafya ve hayal gücü arasındaki ilişkileri yorumladığı geniş kapsamlı bir seçki. Sergi, mimari, hafıza ve göç gibi temaları sanatsal üretim üzerinden tartışırken, yer kavramının fiziksel olduğu kadar zihinsel ve duygusal bir alan olduğunu hatırlatıyor. Çok sesli bir küratöryal yapı kuran sergi, çağdaş sanatın mekansal anlatılarını keşfetmek isteyen izleyiciler için kapsamlı bir perspektif sağlıyor.

The Dead Fly, Johan Creten

  • Yer: PİLEVNELİ
  • Tarih: 5 Mart – 11 Nisan 2026

2026’nın öne çıkan sergileri arasında, çağdaş heykelin öncü isimlerinden Belçikalı sanatçı Johan Creten sekiz yıl aradan sonra İstanbul’daki ilk sergisi “The Dead Fly” ile sizlerle. Creten’in organik formlar ve sembolik imgelerle kurduğu estetik dil, heykel pratiği üzerinden güç, dönüşüm, kırılganlık ve doğa-insan ilişkisini poetik bir anlatımla ele alıyor. Özellikle çağdaş heykel sanatına ilgi duyan izleyiciler için hem mitolojik hem ekolojik okumalar yapmaya davet ediyor. 

Sevgilerle, Bedri Rahmi Eyüboğlu

  • Yer: Casa Botter
  • Tarih: 29 Mart’a dek

Üretken ve çok yönlü figürlerden Bedri Rahmi Eyüboğlu’na adanan “Sevgilerle, Bedri Rahmi Eyüboğlu” sergisi, sanatçının resim, şiir ve kültürel anlatılarını bir araya getiriyor. Eyüboğlu’nun Anadolu motiflerini modern sanat diliyle buluşturduğu eserler, halk kültürü ile modern estetik arasında köprü kuruyor. 

İstanbul sergileri arasında İBB Kültür ve İBB Miras katkılarıyla düzenlenen “Sevgilerle, Bedri Rahmi Eyüboğlu”, Art Nouveau mimarisiyle dikkat çeken Casa Botter’de gerçekleşiyor.  Türkiye sanat tarihine ilgi duyanlar, folklor ve modernizm ilişkisini incelemek isteyen izleyiciler için duygusal ve kültürel açıdan zengin bir deneyim sunuyor. 

Kadife Bakış, Nilbar Güreş

 

  • Yer: Arter
  • Tarih: 12 Nisan 2026’ya dek

Nilbar Güreş’in “Kadife Bakış” sergisi, beden politikaları, toplumsal cinsiyet ve kimlik temalarını fotoğraf, video ve tekstil üretimleri üzerinden ele alıyor. Sanatçının ironik, samimi ve eleştirel dili; görünürlük ve temsil meselelerini güçlü bir görsel anlatıyla tartışmaya açıyor. Sergi, feminist sanat pratiklerine ve toplumsal eleştiri içeren çağdaş üretimlere ilgi duyan izleyiciler için önemli bir durak.

Islık Çalan Hafıza

  • Yer: Yapı Kredi Kültür Sanat
  • Tarih: 7 Haziran 2026’ya dek

“Islık Çalan Hafıza”, bireysel ve kolektif hafıza kavramlarını sanatın farklı disiplinleri üzerinden sorgulayan tematik bir sergi. Sergi, geçmişin izlerini, unutma ve hatırlama süreçlerini, görsel ve işitsel anlatılar aracılığıyla yeniden yorumluyor. Bellek, arşiv ve kültürel hafıza üzerine düşünen izleyiciler için entelektüel açıdan güçlü bir sergi deneyimi vadediyor.

Hera Büyüktaşçıyan: Hayalet Kuartet

  • Yer: Arter
  • Tarih: 9 Ağustos 2026’ya dek

Hera Büyüktaşçıyan’ın son sergisi Hayalet Kuartet, tarih, mitoloji ve mekansal hafıza arasındaki katmanlı ilişkileri şiirsel bir anlatımla ele alıyor. Sanatçının enstalasyonları, görünmeyen tarihsel anlatıları ve unutulmuş hikayeleri görünür kılan metaforik bir dil kuruyor. Sergi, özellikle mekanın hafızası, tarihsel katmanlar ve kültürel miras üzerine düşünen izleyiciler için derinlikli bir deneyim vaadediyor.

Contemporary Istanbul 2026

  • Yer: Tersane İstanbul
  • Tarih: 23-27 Eylül 2026

Contemporary Istanbul, uluslararası galerileri, koleksiyoncuları ve sanat profesyonellerini bir araya getiren Türkiye’nin en önemli çağdaş sanat buluşmalarından biri olarak 2026’nın öne çıkan sergileri arasında. Fuar, genç sanatçılardan yerleşik isimlere uzanan geniş bir seçki sunarken, yeni medya, performans ve tasarım projeleriyle sanatın güncel yönelimlerini takip etme fırsatı sağlıyor. Koleksiyonerler, sanat profesyonelleri ve çağdaş sanatın dinamik atmosferini deneyimlemek isteyen izleyiciler için yılın en önemli sanat etkinliklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Uluslararası Öne Çıkan Sergiler 

2026 yılı, Avrupa sanat sahnesinde hem modern sanatın büyük ustalarını hem de çağdaş sanatın güçlü anlatılarını bir araya getiren kapsamlı sergilerle dikkat çekiyor. Müze ve galeriler, retrospektif sergilerden tematik seçkilere uzanan programlarıyla sanat tarihinin farklı dönemlerini yeniden yorumlarken, görsel kültür, popüler ikonografi ve doğa ile sanat ilişkisi gibi temaları güçlü küratöryal çerçevelerle ele alıyor. Hadi gelin, Avrupa’da 2026’nın öne çıkan sergileri neler bir göz atalım. 

David Lynch – Pace Gallery

  • Yer: Pace Gallery, Berlin, Almanya
  • Tarih: 22 Mart’a dek

29 Ocak 2026 tarihinde Berlin’deki Pace Galley’de açılan David Lynch sergisi, Lynch’in resim, çizim ve multimedya üretimlerine odaklanıyor. Sürrealist anlatı dili, bilinçaltı imgeler, karanlık atmosferler ve metaforik karakterlerle şekillenen görsel evren, sinema estetiğinin plastik sanatlarla nasıl kesiştiğini güçlü biçimde ortaya koyuyor. 

Sergi, sinema ve görsel sanatlar arasındaki yaratıcı geçişlere ilgi duyan izleyiciler için olduğu kadar, sürrealizm ve psikolojik anlatı biçimlerini keşfetmek isteyen sanatseverler için de 2026’nın öne çıkan sergileri içinde dikkat çekici bir deneyim.

Metamorphoses – Rijksmuseum

  • Yer: Rijksmuseum, Amsterdam, Hollanda
  • Tarih: 6 Şubat – 25 Mayıs 2026

“Metamorphoses”, mitoloji ve dönüşüm temalarını sanat tarihinin farklı dönemlerinden 80’i aşkın eserle bir araya getiren kapsamlı bir sergi olarak 2026’nın öne çıkan sergileri arasında. Antik mitolojik anlatıların Rönesans ve Barok sanatındaki yansımalarını inceleyen sergi, insanın değişim ve dönüşüm kavramlarıyla kurduğu ilişkiyi görsel kültür üzerinden yorumluyor. 

Caravaggio’dan Rembrandt’a, Magritte’den Arcimboldo’ya uzanan geniş seçkide, mitolojik öykülerin nasıl yeniden şekillendiğini görmek mümkün. Klasik sanat, mitoloji ve ikonografi üzerine ilgi duyan izleyiciler için entelektüel açıdan zengin bir içerik sunan sergi, sanat tarihinin anlatı gücünü yeniden keşfetme fırsatı yaratıyor.

Tracey Emin: A Second Life – Tate Modern

  • Yer: Tate Modern, Londra, İngiltere
  • Tarih: 27 Şubat – 31 Ağustos 2026

2026’nın öne çıkan sergileri içinde rotamızı Tate Modern’a çeviriyoruz. Tracey Emin’in kariyerini kapsayan geniş ölçekli retrospektif, sanatçının kişisel deneyimlerini, travma, aşk ve kimlik temalarıyla harmanlayan güçlü anlatı dilini görünür kılıyor. Emin’in neon yazıları, resimleri, tekstil çalışmaları ve enstalasyonları, sanatın bireysel hafıza ve duygusal anlatım alanı olarak nasıl dönüşebileceğini gösteriyor. Beden politikaları, feminist sanat ve otobiyografik üretimlere ilgi duyan izleyiciler için bu sergi, çağdaş sanatın en samimi ve çarpıcı anlatılarından birini deneyimleme fırsatı. 

The First Homosexuals – Kunstmuseum Basel

  • Yer: Kunstmuseum Basel, Basel, İsviçre
  • Tarih: 7 Mart – 2 Ağustos 2026

“The First Homosexuals”, modern queer kimliğinin doğuşunu sanat tarihinin merkezine alan dönüştürücü bir araştırma sergisi. Sergi, 1869’da “homoseksüel” teriminin ortaya çıkışından başlayarak cinsellik, cinsiyet ve kimlik kavramlarının sanat üzerinden nasıl şekillendiğini inceliyor. Resim, fotoğraf, heykel, grafik sanatlar alanında yaklaşık 100 eseri bir araya getiren seçki; kodlanmış arzular, queer sosyal ağlar, sıradışı yaşam seçimleri ve marjinalleşmiş yaşam temaları keşfederek queer anlatıların ilk evrelerini görünür kılıyor.

19.yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başı arasındaki döneme odaklanan çok katmanlı sergi, görünürlük ile gizlilik arasındaki hassas ilişkiyi ele alırken, queer tarihini sanat aracılığıyla yeniden okumaya davet ediyor. Toplumsal cinsiyet çalışmaları, kültürel tarih ve kimlik politikalarına ilgi duyan izleyiciler için sergi, hem akademik hem duygusal açıdan güçlü bir deneyim.

Rothko in Florence – Palazzo Strozzi

  • Yer: Palazzo Strozzi, Floransa, İtalya
  • Tarih: 13 Mart – 23 Ağustos 2026

Mark Rothko’nun soyut ekspresyonist resimlerine odaklanan sergi, sanatçının renk alanı resimleri üzerinden izleyiciyle kurduğu meditatif ilişkiyi inceliyor. Rothko’nun yoğun renk katmanları ve minimal kompozisyonları, duygusal ve spiritüel bir deneyim alanı yaratırken, Floransa’nın tarihsel mimarisiyle kurduğu diyalog sergiyi benzersiz bir atmosfere taşıyor. Soyut sanat, renk teorisi ve sanatın ruhsal etkileri üzerine düşünen izleyiciler için oldukça güçlü bir sergi deneyimi.

Frida and Diego: The Last Dream, MoMa

  • Yer: The Museum of Modern Art (MoMa), New York, ABD
  • Tarih: 21 Mart – 12 Eylül 2026

MoMa’nın “Frida and Diego: The Last Dream” sergisi, Frida Kahlo ve Diego Rivera’yı bu kez klasik bir retrospektif mantığıyla değil, Metropolitan Opera ile ilk kez gerçekleştirilen özgün bir işbirliği üzerinden ele alıyor. “Tiyatro düşüncesi”yle kurgulanan etkileyici bir yerleştirme içinde Kahlo ve Rivera’nın yapıtları buluşuyor. 

Anlatının kalbinde, Kahlo’nun ölümünden üç yıl sonra geçen ve Rivera’nın Ölüler Günü bağlamında Kahlo’yu hayal gücüyle yeniden “çağırdığı” kurmaca hikaye yer alıyor; bu dramaturji, ikilinin modern Meksika kimliğini yeniden tanımlayan sanatsal mirasını sahne estetiğiyle iç içe geçiriyor. 

Sergi; görsel sanatlar ile performans sanatları arasındaki geçişkenliklere, sergileme tasarımına ve Latin Amerika modernizmine ilgi duyan izleyiciler için, “eser görmekten” öte kavramsal bir deneyim vadediyor. 2026’nın öne çıkan sergileri arasında tartışmasız en farklı, en eşsiz deneyim. 

Matisse 1941-1854 – Grand Palais

  • Yer: Grand Palais, Paris, Fransa
  • Tarih: 24 Mart – 26 Temmuz 2026

Henri Matisse’in yaşamının son dönemine odaklanan sergi, sanatçının sağlık sorunlarına rağmen üretmeye devam ettiği yenilikçi çalışmalarını ele alıyor. Kağıt kesme teknikleri, renk kompozisyonları ve dekoratif form arayışları, Matisse’in sanat tarihindeki dönüşümcü rolünü yeniden değerlendirme imkanı sunuyor. Önerimiz kronolojik akışta ilerleyerek, sanatçının yaşadığı dönüşümü hissetmek. Modern sanatın gelişim sürecini anlamak isteyen izleyiciler için “Matisse 1941-1854”, yaratıcı direncin ve estetik yeniliğin güçlü bir örneği.

Henry Moore: Monumental Nature – Kew Garden

  • Yer: Kew Garden, Londra, İngiltere
  • Tarih: 9 Mayıs 2026 – 31 Ocak 2027

Heykel sanatı denince akla gelen isimlerden biri Henry Moore. Sanatçının anıtsal heykellerini doğa ile buluşturan “Monumental Nature” başlıklı açık hava sergisi, sanat ve peyzaj arasındaki ilişkiyi yeniden yorumluyor. Moore’un kemik, taş ve peyzaj formlarından ilham alan organik heykel dili; insan bedeni ve doğal yapıların ortak morfolojisini araştıran güçlü bir görsel anlatı kuruyor. 

Sanatçının 100’den fazla heykelinin bir araya geldiği sergi, Kew Gardens’ın botanik dokusuyla bütünleşerek izleyiciye heykelin doğayla kurduğu mekansal ve duyusal ilişkiyi deneyimleme imkanı sunuyor. Heykel sanatına, doğa temalı üretimlere ve kamusal sanat projelerine ilgi duyan izleyiciler için 2026’nın öne çıkan sergileri arasında özel bir noktada. 

Marilyn Monroe: A Portrait – National Portrait Gallery

  • Yer: National Portrait Gallery, Londra, İngiltere
  • Tarih: 4 Haziran – 6 Eylül 2026

Marilyn Monroe’nun 100. doğum yılına özel hazırlanan ve sanatçının popüler kültür ve sanat tarihindeki ikon statüsünü inceleyen sergi, yıldızın portreleri, fotoğrafları ve sanatsal yorumlarını bir araya getiriyor. Sergi, Monroe’nun yalnızca bir sinema yıldızı değil, aynı zamanda modern ikonografi ve celebrity kültürünün güçlü bir sembolü olarak nasıl inşa edildiğini eleştirel bir perspektifle analiz ediyor. 

Andy Warhol, Pauline Boty, Marlene Dumas, Cecil Beaton, Audrey Flack gibi sanatçıların Monroe imgesini yeniden yorumlayan işleri, pop art’tan çağdaş portre sanatına uzanan geniş bir görsel diyalog kuruyor. Sergide yer alan kişisel eşyalar, senaryolar ve kostümler ise efsanevi figürün ardındaki kırılgan, karmaşık ve çok katmanlı kadın kimliğine dikkat çekerek izleyiciye daha samimi ve tarihsel bir anlatı sunuyor. Pop kültür, moda tarihi ve medya temsilleri üzerine ilgi duyan izleyiciler için “Marilyn Monroe: A Portrait” 2026’nın öne çıkan sergileri arasında eşsiz bir durak. 

Frida: The Making of an Icon – Tate Modern

  • Yer: Tate Modern, Londra, İngiltere
  • Tarih: 25 Haziran 2026 – 3 Ocak 2027

Frida Kahlo’nun sanatsal üretimini ve kültürel ikon haline geliş sürecini inceleyen “Frida: The Making of an Icon”, sanatçının otoportreleri, kişisel arşivleri ve görsel mirasını katmanlı bir anlatıyla bir araya getiriyor. 130’dan fazla eserden oluşan seçki; resimler, arşiv belgeleri, fotoğraflar ve kişisel objeler aracılığıyla Kahlo’nun yaratıcı evrenini bütüncül bir perspektifle ele alıyor.

Sergi, Frida’yı tek bir imgede sabitlemek yerine, sanatçının farklı kimlikleri arasında dolaşmaya imkan sağlıyor. Beden, kimlik, aidiyet, politik duruş ve kişisel travma temalarını sanata dönüştürme biçimini güçlü bir küratöryal anlatıyla ele alıyor. Feminist sanat, Latin Amerika sanat tarihi ve biyografik sanat üretimlerine ilgi duyan izleyiciler için 2026’nın öne çıkan sergileri arasında. 

Bu Yıl Heyecan Duyduğumuz Bienaller

2026 sanat takvimi içinde, disiplinlerarası üretimlerin ve küresel sanat tartışmalarının merkezinde yer alan bienalleri de heyecanla bekliyoruz! Farklı coğrafyalarda gerçekleşen bu büyük ölçekli etkinlikler; çağdaş sanatın güncel meselelerini ele alırken, mimariden tasarıma, performanstan yeni medyaya uzanan geniş bir üretim alanı sunuyor.

25. Sidney Bienali, Avustralya

bienaller 2026

  • Yer: Sidney, Avustralya
  • Tarih: 14 Mart – 14 Haziran 2026

Sidney Bienali’nin 25. edisyonu, Rememory temasıyla hatırlama ve unutma arasındaki kırılgan alanı araştıran güçlü bir çerçeve sunuyor. Şehrin müzeleri, tarihi yapıları ve liman çevresindeki kamusal alanlara yayılan bienal, silinmiş veya bastırılmış tarihleri yeniden ele alma, yeniden inşa etme ve geri kazanma fikrini sanat aracılığıyla tartışmaya açıyor. 

Program göçmen diasporalarının deneyimlerine odaklanarak, marjinalleştirilmiş anlatıları görünür kılan üretimlere alan tanıyor. Farklı coğrafyalardan sanatçıların katılımıyla şekillenen bienal, anlatılmamış hikayeleri paylaşmayı, kolektif hafızanın kimlik ve aidiyet kavramlarını nasıl biçimlendirdiğini sorgulamayı ve yeni toplulukların oluşumuna dair alternatif anlatılar geliştirmeyi amaçlıyor. 

Design Doha, Katar

  • Yer: Doha, Katar
  • Tarih: 12 Nisan – 30 Haziran 2026

Design Doha, tasarımın kültürel miras, sürdürülebilirlik ve çağdaş üretim pratikleriyle kurduğu ilişkiyi araştıran disiplinlerarası yapısıyla Orta Doğu’nun en dikkat çekici tasarım etkinliklerinden biri. Mimarlık, ürün tasarımı, moda, zanaat ve yeni medya alanlarından üretimleri bir araya getirirken, özellikle Orta Doğu’nun geleneksel el sanatları ile çağdaş tasarım yaklaşımları arasındaki diyaloğa odaklanıyor. Kültürel kimlik ve modernleşme süreçleri üzerine yeni tartışma alanları açan 2026’nın öne çıkan sergileri ile Design Doha, bölgenin en yenilikçi tasarım buluşmalarından biri. 

2026 Venedik Bienali: In Minor Keys, İtalya

Görsel: Jens Schwan
  • Yer: Venedik, İtalya
  • Tarih: 9 Mayıs – 22 Kasım 2026

Dünya çağdaş sanatının en prestijli etkinliklerinden biri olan 61. Uluslararası Sanat Sergisi Biennale Arte 2026, In Minor Keys temasıyla sanatın daha sessiz, kırılgan ve alternatif anlatılarına odaklanıyor. Bienal, büyük ve görkemli anlatılar yerine bireysel hikayeleri, küçük ölçekli deneyimleri ve marjinal sesleri görünür kılan üretimleri merkeze alarak çağdaş sanatın duyarlılık alanlarını genişletmeyi amaçlıyor. Giardini ve Arsenale’de yer alan ana serginin yanı sıra, Venedik’in farklı mekanlarına yayılan projeler sanatın politik, kültürel ve ekolojik meselelerle kurduğu ilişkiyi çok katmanlı bir perspektifle ele alıyor.

Bienalin önemli duraklarından olan Türkiye Pavyonu ise İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) koordinasyonunda Nilbar Güreş’in yeni sergisine ev sahipliği yapacak. Güreş’in toplumsal cinsiyet, kimlik ve kültürel temsil meselelerini ele alan üretimleri, bienalin tematik çerçevesiyle güçlü bir diyalog kurarken Türkiye çağdaş sanat sahnesinin uluslararası görünürlüğünü pekiştiriyor. Çağdaş sanatın güncel yönelimlerini takip etmek isteyen izleyiciler için Venedik Bienali, her zamanki gibi küresel sanat sahnesinin en önemli referans noktalarından biri olmayı sürdürüyor.