TOP

Biofilik Yaşam Alanları

Özellikle içinde bulunduğumuz bu çok özel dönemde doğayla aramızdaki ilişkiyi derinlemesine sorguladık. Doğanın ne kadar güçlü olduğunu ve bizim ona ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu bir kez daha anladık. Bu süreçte doğa hayatın her alanının kahramanı oldu ve olmaya devam edecek. Tüm bu hislerin en sanatsal ve estetik ifadesi ise, Barcelona’daki ünlü opera binası Liceu’da gerçekleşti. 3 aylık karantinadan sonra Liceu kapılarını açar açmaz ilk konser bitkilere verildi.

Bu dönem doğaya karşı farkındalığımızı optimum seviyeye taşısa da büyük ölçüde betonlaşmış dünya düzeninin bir günde değişmeyeceğini hepimiz biliyoruz. Tam tersini hayal etsek de…

Bu konuya kafa yoran ve mevcut dünyada doğaya yakın yaşam alanlarının izinde ve içinde olan vizyoner isimler her gün çoğalmaya başlıyor. Hatta biofilik tasarım, biofilik dekorasyon denilen olgu her geçen gün daha da yaygınlaşıyor.

Biz de Türkiye’de bu alanda söz sahibi olan çok özel bir kadından görüş almak istedik. Açık Radyo’da program yapan Nurhan Keeler’den biofilik tasarım ve yaşam alanlarını dinledik.

Biofilik Tasarım Nedir?

Biofilik Tasarım

Çok yönlü bir insansınız. Bu kadar fazla işi bir arada yapmak ve bunu dengede tutmanın formülü nedir?

Bazı insanların transformatif özelliği var; geçişkenler. Çoklu disiplinlerde dolaşabiliyorlar. Kompartımanlar var ve geçişleri daha kolay yapabiliyorlar. Belki daha az alışkanlık ve rutin düşkünüyüzdür veya değişime açık olabiliriz. Çok farklı alanlarda olmak, çok şeyle ilgilenmek ayrı ama bunları birbirine bağlamak, bağlantılar kurmak önemli. Bıraka bıraka değil, toplaya toplaya ve bağlaya bağlaya gitmek lazım. O zaman katmanlar, hele de bir araya gelmeyecekmiş gibi duran katmanlar üst üste gelebiliyor ve bu katmanlardan yeni ve yaratıcı şeyler çıkıyor.

Açık Radyo’da ”Biofilik Tasarım” üzerine program yapıyorsunuz. Biofilik tasarım ve daha da spesifik olarak biofilik yaşam alanlarını tarif eder misiniz?

İnsanların doğa ile temas halinde olma ihtiyacı var. Bir yiyeceği canınızın çekmesi gibi denizi, dağı, ovayı, yeşilliği, doğal şeyleri canınız çeker. Doğanın bir parçasıyız. Doğa üçüncü tekil şahıs olmamalı zaten. Her ne kadar şehirlerde doğa azalsa da ve insan yapımı bir dünyada yaşasak da duyularımız, duygularımız ve hatta aklımız doğa ile yakın ilişki içinde gelişti.

İnsanların doğa ile bağlantısının faydaları aşikar. Biyofilik tasarımlar nasıl gerçekleştirilir? Bazıları doğrudan ve net, bazıları daha ince ve dolaylı olmak üzere biyofilik tasarımlar var. Biyofilik tasarım stratejileri tek başlarına ya da bir arada olabilir; örneğin, gün ışığı ile dolu taş ve ahşap bir bina, bitkilerle dolu bir atriyum ve açık ancak güvenli bir alanda doğal formları taklit eden süslemeler. Hem tarihi hem de modern binalarda ve topluluklarda biyofilik tasarıma rastlamak mümkün.

Biyofilik tasarım aynı zamanda doğadan elde edilen malzemelerin kullanımı ile de ilgili. Keresteye dönüşen ağaç, daha sonra duvar paneli veya zemin parke gibi yapı malzemesine dönüşebiliyor. Taş ocağında çıkarılan taşı bina cephesinde, lobi veya tezgah üstünde görebiliyoruz. Doğal malzemelerin kullanımı, yapıları daha işlevsel ve güzel hale getirerek doğal dünyayla bağlantı hissi yaratabiliyor. Doğanın formları ve desenlerini bir binaya, bir alana, bir ürüne yerleştirebiliyor biyofilik tasarım.

Fotoğraf / Toa Heftiba

Bu estetik bir trend mi, bir gereklilik mi?

Bu doğa ile temas olarak adlandırabileceğimiz biyolojik ihtiyacımız. Bu bir trend değil, doğanın parçası olduğumuz gerçeği.

Kendi iş ve özel yaşamınızda biofilik tasarım ne kadar yer tutuyor?

Ürün veya fikir üretirken doğayı dışlamayıp doğadan örnek alıyorum. Ne üretiyorsam ürettiğim şeyin doğasına uygun bir şey yapmaya çalışıyorum. Bir şeyin doğasını zorlamamaya çalışıyorum, neye müsaade ediyorsa onu yapmaya, doğayla, canlılar ve nesnelerle doğru bağı kurmaya çalışıyorum.

Bu konuyu takip etmek isteyenler için önereceğiniz kanallar hangileri?

Açık Radyo doğa ve kainata çok değinir, iyi bir kaynaktır. www.biophilicdesign.net’ten biofilik tasarım ve konular hakkında fikir edinmek mümkün. Michael Braungart’ın kurucusu olduğu Beşikten Beşiğe tasarım insanlara “kiraz ağacı” gibi davranmasını tavsiye eder. 

Dünyada bu konuda en beğendiğiniz örnekler hangileri?

Kengo Kuma gözenekli yapılar oluşturur ve gözeneklerden doğa görünür. Interface halı markası doğadan esinlenen ve doğayı suistimal etmeyen tasarımlar yapar.

Biofilik tasarım ve yaşam alanlarını Türkiye’de en doğru şekilde uygulayan kişi ya da kurumlara örnek verebilir misiniz?

Dağda bayırda yaşayan insanlar, yayla, bağ evleri aklıma geliyor ilk etapta. Birlikte düşünelim. Aşağıdaki element, malzeme ve formları kullanan kişi veya kurumlar kimler? Biofilik yapıları yapmak için elementler ve malzemeler şöyle özetlenebilir: Renk, su, hava, gün ışığı, bitkiler, hayvanlar, doğal malzemeler, görüş açısı, manzara, dış cephe, coğrafya, iklim, ekosistem… Biyofilik tasarımda kullanılan biçimler şöyle: Botanik motifler, ağaç veya ahşap sütunlar, hayvan figürleri, kabuk ve spiral, yumurta veya elips oval şekiller, biomimikri…

İnsan psikolojisinin yaşadığı alanla olan ilişkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

İnsan neye bakarsa o olur. İnsanın ilk sütünü emerken annesinden aldığı bakışlar kadar kalıcıdır, ilk gördüğü şeyler. Bir insan veya bir mekanın size ilk verdiği intiba – enerji önemlidir; verdiği enerjiye göre orada kalmayı ya da terk etmeyi isteriz. Eşya ve mekanla kurduğumuz bağ diğer insanlarla kurduğumuz bağı etkiler; nasıl bir eş, iş, mekan, kişiler seçeceğimizi belirler.