Kıpırdanan, dikkati dağılan ya da “yerinde duramayan” çocuklar uzun yıllar yanlış etiketlendi.
ADHD (Attention Deficit and Hyperactivity Disorder) ya da Türkçe adıyla DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu), bir davranış sorunu değil; beynin gelişimsel farklılıklarıyla yakından ilişkilidir.
Günümüzde hâlâ birçok aile, çocuklarının yaşadığı zorlukların “biraz daha çaba”, “daha sıkı disiplin” ya da “daha iyi ebeveynlik” ile aşılabileceğini düşünen yaklaşımlarla karşılaşabilmektedir. Oysa modern nörobilim çok daha net bir tablo ortaya koyuyor: ADHD bir davranış tercihi değil, beynin gelişim ve işleyiş biçimindeki doğal bir farklılıktır.
Beyin görüntüleme ve genetik araştırmalar, ADHD’de beynin bazı bölgelerinin farklı bir gelişim ritmi izlediğini göstermektedir. Özellikle dikkat, motivasyon, hareket ve ödül sistemleriyle ilişkili sinir ağlarında belirgin farklılıklar dikkat çeker. Bu bulgular, ADHD belirtilerinin zekâ eksikliğinden, isteksizlikten ya da “yeterince denememekten” değil; beynin dikkati ve uyarılmayı düzenleme biçiminden kaynaklandığını ortaya koymaktadır.
Davranışlar Ardındaki Duyusal Gerçeklik

ADHD’yi anlamada kilit noktalardan biri, duyusal işlemenin rolüdür. ADHD’li çocuklar çoğu zaman:
- Uyanık kalabilmek ve odaklanabilmek için harekete ihtiyaç duyar
- Ortamdaki ses, ışık ve dokunma gibi uyaranları filtrelemekte zorlanır
- Gün içinde dalgalanan bir uyarılma düzeyi yaşar
Bu nedenle kıpırdanmak, yerinde duramamak ya da dikkatin sık sık dağılması çoğu zaman “yaramazlık” değil, çocuğun kendi sinir sistemini düzenleme çabasıdır. Nörobilim araştırmaları, özellikle gelişim çağında duyusal girdinin dikkat ağları üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu açıkça göstermektedir.
Davranışlar Beyinde Nasıl Karşılık Buluyor?

Araştırmalar, ADHD’de sık görülen bazı davranışların belirli beyin mekanizmalarıyla ilişkili olabileceğine işaret etmektedir. Burada önemli bir noktanın altını çizmek gerekir: Bunlar kesin nedenler değil, bilimsel olarak gözlemlenen ilişkiler ve eğilimlerdir.
- Sürekli hareket ve kıpırdanma, hareket ve ödül sistemlerinde rol oynayan dopamin sinyallemesindeki farklılıklarla ilişkilendirilmektedir. İlginç bir şekilde, hareket bazı çocuklarda kısa süreli dikkat artışı sağlayabilmektedir.
- Dikkatsizlik ve özensiz hatalar, dikkat ağlarının ve prefrontal bölgelerin daha geç olgunlaşmasıyla bağlantılı olabilir.
- Odak kaybı ve önceliklendirme güçlüğü, karar verme ve görev değiştirme süreçlerinde rol alan büyük beyin ağlarındaki farklılıklara işaret edebilir.
- Unutkanlık ve dağınıklık ise, beyin bölgeleri arasındaki bağlantıların gelişimsel özellikleriyle ilişkilendirilmektedir.
Bu noktada kullanılan dil son derece önemlidir. “Beyni böyle olduğu için çocuk unutkan” gibi indirgemeci ifadeler yerine, “araştırmalar bu zorlukları açıklamaya yardımcı olabilecek gelişimsel farklılıklar ortaya koymaktadır” demek hem bilimsel hem de etik açıdan daha doğru bir yaklaşımdır.
Mendability ADHD’yi Nasıl Ele Alıyor?

Mendability yaklaşımı, beynin çocukluk boyunca değişebilen ve şekillenebilen bir yapıya sahip olduğu gerçeğine dayanır. Bu özellik, nörobilimde beyin plastisitesi olarak tanımlanır.
Mendability’nin temel yöntemi olan Duyusal Zenginleştirme Terapisi (Sensory Enrichment Therapy – SET), ev ortamında uygulanabilen, ilaç dışı bir destek programıdır. SET; dokunma, hareket, denge, koku ve sıcaklık gibi farklı duyuları bir araya getiren, kısa ve yapılandırılmış aktivitelerden oluşur.
Bu yaklaşımın temel amaçları şunlardır:
- Beyin bölgeleri arasındaki koordinasyonu desteklemek
- Dikkat ve uyarılma düzeylerinin daha dengeli hale gelmesine yardımcı olmak
- Beynin kendini organize etme kapasitesini güçlendirmek
Mendability’nin odağı, bir çocuğu “düzeltmek” değil; beynin doğal gelişim süreçlerini desteklemektir.
Mendability Neyi Farklı Yapıyor?

Mendability, çocuğa sürekli olarak “daha çok dene” ya da “dikkatini topla” demeyi hedeflemez. Bunun yerine, dikkat ve düzenleme için gerekli nörolojik altyapının güçlenmesini amaçlar. Bu sayede okulda, terapide ya da günlük yaşamda öğretilen stratejiler, çocuk için daha az yorucu ve daha erişilebilir hale gelir.
Mendability aktivitelerinin kısa, stres yaratmayan ve aile yaşamına kolayca entegre edilebilir olması da bu yaklaşımın önemli özelliklerinden biridir.
İlaçlar ve Diğer Yöntemlerle İlişkisi

Mendability, tıbbi tedavilerin ya da klinik terapilerin yerine geçtiğini iddia etmez. Aksine Duyusal Zenginleştirme Terapisi (Sensory Enrichment Therapy – SET):
- İlaç dışı destek arayan aileler için bir seçenek
- İlaç veya terapi alan çocuklar için tamamlayıcı bir yaklaşım
olarak konumlandırılmaktadır.
Burada kullanılan dil bilinçli olarak ölçülüdür. “Beyni onaran gizli yöntem” gibi iddialı söylemler yerine, “beynin doğal uyum ve plastisite mekanizmalarını desteklemek” ifadesi tercih edilir.
Neden Otizm Araştırmalarına Atıf Yapılıyor?

ADHD ve otizm, duyusal işleme alanında bazı benzer özellikler gösterebilir. Bu nedenle, duyusal zenginleştirme üzerine yapılan araştırmaların çoğu otizm üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu bulgular doğrudan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu için kanıt niteliği taşımasa da, Mendability yaklaşımının bilimsel temelini anlamak ve uygulamayı şekillendirmek açısından değerli bir referans sağlar.
Ebeveynlere ADHD’de Mendability İçin Kısa Özet

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, çocuğun kimliğiyle ilgili bir kusur değil; beynin gelişim ve düzenleme biçimindeki bir farklılıktır. Duyusal deneyimler, dikkat sistemlerinin nasıl çalıştığını derinden etkiler. Mendability, günlük yaşamın içine entegre edilen duyusal zenginleştirme yoluyla beyin plastisitesini desteklemeyi amaçlar.
Hedef; “mükemmel” bir çocuk yaratmak değil, çocuğa daha fazla denge, kolaylık ve özgüven kazandırmaktır
Türkiye’de Temsilci Merkez >> maximum.kids










