Chris Bangle İle İlgili Merak Ettikleriniz!

Chris Bangle, modern otomobil tasarımının en çok tartışılan ama aynı zamanda en etkili isimlerinden biri. Ayrıca BMW’de geçirdiği 17 yıl boyunca Münihli markanın tasarım anlayışını kökten değiştiren Bangle; 7 Serisi’nden Z4’e, X6’dan yeni nesil 5 Serisi’ne uzanan dönemde yalnızca yeni otomobiller tasarlamadı, otomobil dünyasının “güzel” kavramıyla kurduğu ilişkiyi de sorguladı. İlk gösterildiklerinde sert eleştiriler alan pek çok fikri, yıllar sonra sektörün geneline yayılan tasarım yaklaşımlarına dönüştü ve kabul gördü.

BMW’den 2009’da ayrıldıktan sonra otomobil endüstrisinin sınırlarının dışına çıkan Bangle, tasarıma bakışını ise hiçbir zaman otomobillerden tamamen koparmadı. Car and Driver’ın Nisan 2014 sayısında yayımlanan bu söyleşide Bangle; tartışmalı BMW yıllarından Giugiaro ve Gandini’ye, Çin’in yükselen otomobil kültüründen modern tasarımın özgünlük problemine kadar uzanan geniş bir alanda düşüncelerini anlatıyor.

CD: 2009 yılında BMW’den ayrıldınız. Pişmanlığınız var mı?

Chris Bangle: O görevde 17 yıl geçirmek uzun bir süre; çoğu modelin yaklaşık üç nesline denk geliyor. Hayatımızın bir sonraki dönemi için eşimle birlikte İtalya’da bir tasarım şirketi kurduk. Ama aslında her tasarım bir bakıma otomobil tasarımıdır. Sadece artık etrafta eski kil modeller yok.

CD: Bir keresinde tasarladığınız otomobillerin fotoğraflarda iyi görünmediğini söylemiştiniz. Neden?

Chris Bangle: Örneğin daha önce hiç Porsche 911 görmediğinizi ve birden otomobili yalnızca yandan gördüğünüzü düşünün. Böyle bakıldığında otomobil bundan olumsuz etkilenir; çünkü şimdiye kadar yapılmış en sıra dışı oranlara sahip araçlardan biridir. Karmaşık otomobillerde aracın etrafında 360 derece dolaşarak o “hafıza yürüyüşünü” yapmanız gerekir. Ancak o zaman farklı tasarım temalarının birbirine nasıl bağlandığını görebilirsiniz.

CD: Sizi en çok kim etkiledi?

Chris Bangle: Giugiaro tam anlamıyla bir “tasarımcıların tasarımcısıydı”. Biçim ve işlev arasındaki ilişkiyi ileri taşıyor, bunu yaparken üretim süreçlerine her zaman saygı gösteriyordu. Volkswagen Golf buna iyi bir örnek. Bir de Marcello Gandini var. O, soyut bir süper otomobili nihai bir tasarım ifadesine dönüştürebiliyordu. Örneğin Countach’a bakın.

CD: Günümüzde müşterileriniz kimler?

Chris Bangle: Çok farklı şirketler var. Hennessy, uzun süredir dokunulmamış ikonik V.S.O.P. konyak şişesini yeniden tasarlamam için bana geldi. Böyle bir şeyi mahvetmemeniz gerekir! Bana Mini’yi tasarlamayı hatırlattı. Ayrıca Samsung’un baş tasarımcısıyım. Bu konuda söyleyeceklerimi bununla sınırlı tutayım.

CD: Çin otomobil pazarı büyüdükçe, Çinli tüketicilerin tasarım tercihleri Batılı tüketicilerin tercihlerinin önüne geçmeye başlayacak mı?

Chris Bangle: Çinlilerin tasarım anlayışı inanılmaz geniş bir yelpazeye yayılıyor; aşırı sıkıcıdan inanılmaz derecede çılgına kadar. Bir Smart’ın arkasına bile kanat takabilirler! Ancak en çok istedikleri şey bir markanın saygınlığına sahip olmak. Bunu sağlayabilmek için kabul edilebilir bir tutarlılık gerekiyor. Bence kendilerine özgü, gerçekten Çinli bir estetik ve tasarım dili yaratma fırsatını kaçırıyorlar.

CD: Tasarladığınız her otomobilden bir tane sizde var mı?

Chris Bangle: Hayır. Garajımda kutular var. Ama bir BMW X6 sahibiyim ve eşim X3 kullanıyor. Ayrıca bir yerlerde Fiat Topolino’m ve birkaç scooter’ım var.

CD: Günümüz otomobil tasarımını “maniyerizm” olarak tanımlıyorsunuz. Bununla ne demek istiyorsunuz?

Chris Bangle:  Mimarların kullandığı bir terim. Kendi görsel dillerini, sembollerini ve tasarımlarını alıp bunlarla oynamalarını, onları abartmalarını ve tekrar tekrar kullanmalarını anlatıyor. Sanki yaptıkları şakayı yalnızca kendileri anlıyormuş gibi.

CD: Peki özgün işler yapan biri var mı?

Chris Bangle: Birkaç kişi. Citroën’deki arkadaşlar.

CD: Her şeyin mümkün olduğu o radikal konsept otomobil anlayışı öldü mü?

Chris Bangle: Hayır. Hâlâ zaman zaman şapkadan tavşan çıkarır gibi bazı şeyler ortaya koyuyorlar. Ama temel varsayımlar hâlâ aynı. İnsanların mobilite anlayışını değiştirmeye çalışmıyorlar. Aracın bütün estetik anlayışını baştan düşünmüyorlar.

Her zaman önceden belirlenmiş bir yolcu kabini alanı ve aynı koltuk düzeni var. Gerçek anlamda büyük konsept otomobil hâlâ yapılmayı bekliyor.

CD: Hâlâ eğlenmek için otomobil eskizleri çiziyor musunuz?

Chris Bangle: Sürekli otomobil çiziyorum. Bir şeyleri değiştirdiğinizde zihinsel süreçlerin nasıl işlediğini anlamaya çalışıyorum. Fransa’da kâğıt üzerine çizilmiş, 1700’lerin sonlarından kalma bir fayton tasarımı buldum. Üzerindeki yüzey değişimleri olağanüstü: Piramitler kadar güçlü bir içe doğru daralma var, ardından form tersine dönüyor ve üst kısmı alt kısmından daha geniş hâle geliyor. Bugün bana bu kadar cesur bir araç gösterin.

CD: 2001 yılında piyasaya çıkan 7 Serisi tasarımınız “Bangle Butt” ifadesinin ortaya çıkmasına neden oldu. Otomobil bu kadar iyi satınca eleştiriler sona erdi mi?

Chris Bangle:  İnsanlar artık, “Hey, sonuçta haklıymışsın,” diyor. Bu elbette memnuniyet verici. Ama o hikâye artık eskide kaldı.

CD: Sizce henüz yaratılmamış ikonik otomobil tasarımları olabilir mi?

Chris Bangle: Kesinlikle mümkün.

“Bir kültür, sorduğu sorularla ölçülür.”

Bu, projesi iptal edilen ve bundan dolayı hayal kırıklığı yaşayan bir fizikçiden alıntı. Otomobil tasarımcılarını da aynı şekilde değerlendirebilirsiniz:

“Ne tür sorular soruyorsunuz?”

Oscar Wilde, Niagara Şelalesi’ni ilk kez gördüğünde şöyle demişti:

“Ters yönde aksaydı daha etkileyici olurdu.”

CD: Hayatınızda farklı yapmak istediğiniz bir şey var mı?

Chris Bangle: Belki üç dil konuşabilmek? Ya da iskambil masasının üzerinde akordeonu ters tutarak çalabilen teyzem gibi olmak? Eskiz defterlerimi daha erken tutmaya başlamalıydım; 1977’den de önce. Eğer hayat bittikten sonra bir sınav olacaksa, not tutmuş olmak güzel bir şey olurdu.

Longines
FDI
Nurus