Art On İstanbul | “Haz ile Göklenir Dünya” Sergisi

Art On İstanbul, Bihter Yasemin Adalı‘nın Haz ile Göklenir Dünya başlıklı sergisine ev sahipliği yapıyor. İstanbul sergileri arasında renkli seçenekleri seviyorsanız, Haz ile Göklenir Dünya 28 Mart gününe kadar galerinin Piyalepaşa’daki mekanında olacak. 

Haz İle Göklenir Dünya Sergisi ve “Anastasis”

Haz İle Göklenir Dünya Sergisi istanbul

Sanatçı sergi için verdiği bir röportajında “anastasis” kavramını öne sürüyor. Bu mefhum sergiye yakınlaşmak için heyecan verici bir yol açıyor bizlere…

Anastasis; kelime anlamı olarak yeniden ayağı kalkma, diriliş anlamlarına geliyor. Teoloji literatüründe İsa Mesih’in çarmıha gerildikten üç gün sonra dirilmesi hadisesi anlatılırken kullanılıyor. Nitekim Adalı da sergiyi, pandemiden bugüne değin yaşanan kişisel ve toplumsal krizlerin ardından gelen ilk nefesin temsili olarak niteliyor.

Fakat ben sergiyi bu mesele içerisinde İsa Mesih’in dirilişinden ziyade mezarında geçirdiği üç gün ile ilişkilendirmeyi tercih ederim. Öyle ki gösteri seyircisini “eşiklere” çağırma konusunda son derece davetkar bir tavır takınıyor. Bu tavrı resimlerdeki (tıpkı rüya ve gerçek gibi) figüratif ve soyut desenlerin içiçeliğinde ve serginin genel ambiyansında kendini ele veren uyku ile uyanıklık arasında bir anın intibasında keşfedebiliyoruz.

Yine de Adalı’nın davet ettiği eşikte işler biraz daha farklı yürüyor…

İkonografide anastasis kavramının işlendiği pek çok esere rastlıyoruz. Biz yine de tanıdık bir işe, Kariye Camii’nde bulunan Anastasis Freskosu’na bakalım. Burada cehennemin kapılarını kıran İsa, insanlığın kurtuluşu ve ölümün yenilişinin bir simgesi olarak Adem ve Havva’nın bileklerinden tutup onları yukarı çekmektedir. Doğal olarak bu imaj “iyileşmek” için hazzın ötelenişine işaret eder.

Adalı’nın kurguladığı eşikte ise iyileşmek -en azından bu fani dünyada- biraz neşe, biraz hazla mümkündür ve ancak bunlarla göklenir dünya. Sanatçının; dünyanın trajedisine yönelik bu biraz da ilkesel duruşunu renk paletindeki erotizmde, yaşam enerjisinde görmek de mümkün. Tüm bunlar sayesinde geçirdiğimiz üç güne iyimser bakabiliyoruz.

Bihter Yasemin Adalı Kimdir?

bihter yasemin adalı

Bihter Yasemin Adalı, 2003 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden ayrılarak State University of New York, Purchase College’da Sanat ve Tasarım Okulu’nda disiplinle rarası sanata odaklandı. Burada çizim/resim, dans, sanat ve mimarlık tarihi, psikoloji çalışmalarını yeni medya ile birleştiren özgün bir eğitimden geçti.

Çizim/resim yapmayı sadece eş zamanlı olarak çizgi, hareket ve ses değil, aynı zamanda anlatılar da üreten performatif bir süreç olarak yeniden keşfetti. Purchase’ten mezun olduktan sonra Adalı, Arts Students’ League of New York’ta Bruce Dorfmann ve Charles Hinman ile Kaliforniya’daki Tamalpa Enstitüsü’nde post-modern dansın öncüleri Anna Halprin ve Soto G. Hoffman ile çalışma şansını yakaladı.

Bihter Yasemin Adalı, burada dışavurumcu sanat terapisi yüksek lisansının yanı sıra, bir performans sanatçısı olarak varlığını ve disiplinler arası işbirlikleri yapılandırma becerilerini geliştirdi. Tamalpa Yaşam-Sanat sürecini inceleyerek sanatı; benliğin parçalarını birleştirmenin, zihin ile beden, birey ile topluluk, insan ile yeryüzü arasındaki kopuk köprüleri, çevre içinde sanat ve topluluk sanatı gibi fenomenal pratikler aracılığıyla onarmanın bir yolu olarak keşfetti.

Bihter Yasemin Adalı’nın sanatının ana temasını oluşturan iç manzaralar, yani zihnimizde ve bedenimizde biriken şiirsel mekanlar, bellek tortuları “Dağların, Tepelerin ve Diğer Ev Eşyalarının Cinselliği” (2018), “Uyku Cumhuriyetinde Muhteşem bir Cumartesi, Muhtemel bir Pazar” (2024) adlı çok panelli manzara resimlerinde ve 2005’ten bu yana farklı disiplinlerden gelen sanatçılarla iş birliği içinde yarattığı performansa dayalı eserlerinde tasvir edilmektedir.

Bihter Yasemin Adalı, 2011’de İstanbul’a döndüğünden beri disiplinler arası bir sanatçı ve klinik/klinik dışı görevlendirmeleri ile sanat psikoterapisti olarak çift yönlü bir kariyer sürdürmektedir.