Öğrenci İmzalı Türk Animasyon Filmi: Küçük Prens ve Bizim Çocuklar

Yerli animasyon dünyasında heyecan uyandıran yeni bir yapım geliyor! Filmin ön hazırlık aşamasında, hikâyeyi okuyarak hayallerinde canlanan karakter ve mekân tasarımlarını çizen çocuklar, filmin profesyonel görsel tasarımcılarının taslak oluşturmalarına destek verdi. Bu yenilikçi üretim süreci aşamasıyla, Küçük Prens ve Bizim Çocuklar filmi, Derince Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) Görsel Sanatlar Bölümü öğrencilerinin de dokunuşu olan yani çocukların da eser olacak bir filme dönüşecek. Filmin ilerleyen dönemde sinemalarda gösterilmesi hedefleniyor.

Küçük Prens ve Bizim Çocuklar Filmi Hikayesi

Çocukları yalnızca birer izleyici değil, aynı zamanda yaratıcı birer paydaş olarak konumlandıran bu özel yapım, Türk animasyon sineması için örnek teşkil eden bir proje olarak öne çıkıyor.

Küçük Prens ve Bizim Çocuklar filmi, Antoine de Saint-Exupéry’nin dünyaca ünlü evrensel anlatısını Türkiye’nin zengin kültürel mirası ve çocukların özgür hayal gücüyle harmanlayan yerli bir animasyon projesi olarak şekilleniyor.

Senaryoda gizemli bir şekilde ortadan kaybolan Küçük Prens’in izini süren bir grup çocuğun İstanbul’dan Konya’ya uzanan sürükleyici macerası konu ediliyor. Yolculuk boyunca Anadolu’nun köklü kültür ögeleri ve Zümrüdü Anka gibi mitolojik figürlerle karşılaşan karakterler, evrensel bir hikâyeyi bu coğrafyanın değerleriyle yeniden yorumluyor.

Çocukların Hayal Gücünün Profesyonel Tasarıma Dönüşümü

Küçük Prens ve Bizim Çocuklar Türk animasyon filmi yapım aşaması Derince Bilsem öğrencileri çizimleri

Peki, çocukların el çizimleri nasıl profesyonel tasarımcıların işlerine ilham olabildi?

Ön hazırlık sürecini şöyle özetlemek mümkün:

  • Proje kapsamında Derince BİLSEM öğrencilerine öncelikle filmin dünyası, olay örgüsü ve karakter yapıları tanıtıldı.
  • Öğrencilerden sadece karakterlerin dış görünüşlerini değil, duygu dünyalarını ve kişilik özelliklerini de kendi görsel dilleriyle resmetmeleri istendi.
  • Ortaya çıkan özgün çizimler, filmin profesyonel karakter tasarımcıları tarafından titizlikle incelenerek görsel dünyanın geliştirilmesinde temel referans kaynağı kabul edildi.

Derince Bilsem öğrencileri resim odasında mğretmen Tayyar Çağrı Önder ile birlikte

Derince BİLSEM eğitmenleri ve ekibi elbette projeden oldukça mutlular. Projenin eğitim boyutunu değerlendiren Derince BİLSEM Görsel Sanatlar Öğretmeni Tayyar Çağrı Önder, çalışmanın en değerli yönünün çocukların özgür yorumlama yeteneğine alan açılması olduğunu şu cümleleriyle vurguluyor:

  • “Bir görsel sanatlar öğretmeni olarak benim için bu projenin en güzel tarafı, çocukların karakterleri kendi hayal dünyalarından yorumlamaları oldu. Her çocuğun aynı karakteri farklı şekilde ele alması, aslında sanatın en büyüleyici özelliğini gösteriyor.”

Derince BİLSEM adına süreci değerlendiren Hayriye Sultan Tunç ise öğrencilerin akademik ve sanatsal gelişimlerini desteklemek adına projeyi çok değerli olduğunun altını çiziyor.

Editör Notu: Sinema ve animasyon sektöründe çocukları pasif birer tüketici olarak görmek yerine, onların kurgusal zekâsını doğrudan prodüksiyon sürecine entegre etmek muazzam bir vizyon. Bir çocuğun kâğıda döktüğü samimi bir duygu ifadesinin devasa bir animasyon stüdyosunda profesyonel çizgilere dönüşmesi, Türk sinemasının geleceği adına son derece umut verici.

BİLSEM Öğrencileri Yorumları ve Çizimleri

Küçük Prens ve Bizim Çocuklar animasyon filminin ön hazırlık çizimleri

Projeye katılan çocukların anlatıya getirdiği içten yaklaşım, kurgunun ne derece kapsayıcı ve ilham verici olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Hasan Doygun: Hikâyedeki Poyraz karakterini kendisine yakın bulduğunu belirten Hasan, Türkiye’ye ait kültürel ögelerin varlığıyla hikâyeyi çok benimsediğini ifade ediyor. Küçük Prens ile tanışsa ona “Gezegenin nasıl bir yer?” sorusunu soracağını ve birlikte ilk olarak piramitleri ziyaret etmek isteyeceğini söylüyor.
  • Zehra Güven: Kendisini Almila karakteriyle özdeşleştiren Zehra, Küçük Prens’in yerinde olsa Zümrüdü Anka gezegenini ziyaret etmek isteyeceğini belirtiyor. Ziyaretinde ise Küçük Prens’e tek bir soru yöneltmek istiyor: “Maceradan keyif aldın mı?”
  • Zeynep Masal Demirer: En çok Zümrüdü Anka figüründen etkilendiğini söyleyen Zeynep, kurguya kendi hayal dünyasından neşeli eklemeler yapıyor: “Küçük Prens’in yerinde olsaydım Zümrüdü Anka gezegeninde parti verirdim.”

Küçük Prens ve Bizim Çocuklar filmi, yapım tekniği açısından pedagojik ve sanatsal bir model sunuyor. Sinema ve görsel sanatlar alanındaki yenilikçi yaklaşıma Derince Bilsem öğrencileri ve öğretmenlerinin başarılı şekilde dahil olması modelin verimli işlemesinde önemli bir etken.

Çocukların özgün dünyasını profesyonel animasyon teknolojisiyle buluşturan bu çalışma, tamamlandığında beyaz perdede izleyicilere sadece bir film değil; çocukların içten hayallerinden izler taşıyan bütüncül bir görsel deneyim vaat ediyor.

Longines
FDI
Nurus