saint gobain türkiye

Sürdürülebilir ve Hafif İnşaat Çözümlerinin Mimarı: Saint-Gobain

Güncelleme Tarihi: 11 Ocak 2024

Geçtiğimiz aylarda düzenlediğimiz ve ana konseptini “İstanbul’un Estetik Direnişi” olarak belirlediğimiz Green Up Meetings No. 4’ün destekçisi Saint-Gobain Türkiye, inşaat sektörüne yüksek performanslı sürdürülebilir çözümler sunarak sektörün dekarbonizasyonuna katkıda bulunuyor. Etkinlikte, şehirlerin sürdürülebilirliği konulu bir sunum yapan Saint-Gobain, hem mevcut projelerini hem de geleceğe dair planlarını sürdürülebilirlik ve düşük karbon ayak izi çerçevesinde şekillendiriyor. Biz de hem Saint-Gobain’in projelerini öğrenmek hem de sürdürülebilirlik alanında yaptığı çalışmaları dinlemek için Saint-Gobain Türkiye Pazarlama Direktörü Aslı Çelik ile bir röportaj gerçekleştirdik.

Keyifli okumalar…

Saint-Gobain, Türkiye’de 14 Marka ile Faaliyet Gösteriyor

Saint-Gobain Türkiye Pazarlama Direktörü Aslı Çelik

 

Saint-Gobain’den ve Türkiye’deki faaliyet alanlarından bahseder misiniz?

Tabii… Saint-Gobain Grubu, sürdürülebilir ve hafif inşaat çözümlerinde bir dünya lideri. 1665 yılında Fransa’da kurulan, 350 yılı aşkın bilgi birikimi ve tecrübesiyle dünyanın en inovatif ilk 100 şirketi arasında yer alıyor. Grup, 75 ülkede, 168 bin çalışanı, 3 bin 500 araştırmacısı, 900 üretim merkezi ile yaşam standartlarımızı ve ortak geleceğimizi etkileyen ürünler geliştiriyor, bu ürünlerin dağıtımını sağlıyor ve ihtiyacımıza yönelik çözümler üretiyor.

Sürekli inovasyon süreci ile gelişen entegre çözümleri, kamu binaları ve özel binaların renovasyonu, hafif inşaat ve inşaat sanayinin dekarbonizasyonunu ele alarak günlük hayatta sürdürülebilirlik ve performans sağlıyor. Bu şekilde karbon emisyonlarını azaltmaya, kaynak verimliliğini güçlendirmeye ve döngüselliği artırmaya katkıda bulunuyor.​​​​​​​

Saint-Gobain’in Türkiye’de aralarında Weber, Chryso, Vetrotech, Ecophone, Saint-Gobain Glass, PAM, Saint-Gobain Aşındırıcılar gibi şirketlerin olduğu, iştirakleri içerisinde İzocam ve Dalsan’ın da yer aldığı 14 marka ile faaliyet gösteriyor. Türkiye’de toplamda 19 tesisi bulunuyor ve yatırımlarına devam ediyor ayrıca yarattığı istihdam ile iş gücü piyasasına da destek oluyor.

Sürdürülebilir ve Hafif İnşaat Çözümleri

saint gobain türkiye

Saint-Gobain’in 2050 Net Sıfır Karbon hedefine ulaşmak için yaptığı çalışmalardan, vizyonunuzda yer alan sürdürülebilir ve hafif inşaat çözümlerinin ne olduğundan bahseder misiniz?

Saint-Gobain için sürdürülebilirlik uzun soluklu bir yolculuk. Grup, 2003 yılında Saint-Gobain Davranış ve Çalışma İlkelerini belirliyor. Aynı sene Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) imzacısı oluyor. 2009 yılında uyum programı resmileşiyor. 2019 yılında UN Global Compact’ın 2050’ye kadar net sıfır karbon olma taahhüdüne imza atıyor.

Bizler de Saint-Gobain Türkiye olarak küresel hedefler ile uyum içindeyiz ve 2050’ye kadar karbon emisyonlarını sıfıra indirmek için çalışmalara çoktan başladık.

Bu hedefler doğrultusunda 2017 yılını başlangıç kabul ederek, mihenk taşımız olan 2030 yılına kadar endüstriyel su tüketimimizi %50 , enerjiden kaynaklı karbon emisyonlarımızı %33, geri kazanılmayan üretim artıklarımızı %80 oranında azaltacağız. Geri dönüştürülmüş hammadde kullanımını %30 artırırken, %100 geri dönüştürtülebilen ambalajlar kullanacağız ve bütün ürün gruplarımız için yaşam döngüsü analizlerini tamamlamış olacağız.

Bu doğrultuda somut hedeflerimiz için tüm tesislerimizde üretim süreçlerimizi gözden geçirerek aksiyonlarımızı buna göre planlıyoruz. Yenilenebilir kaynaklar, geri dönüştürülmüş kaynaklar ya da üretim süreçlerinden çıkan yan ürünleri bu amaçla kullanmak üzere projeler geliştirmeye çalışıyoruz. Belirli ürünlerimiz için müşterilerimize EPD ve EC1 sertifikası sunuyoruz. Kovalarımızda belirli oranda geri dönüştürülmüş içerik ve geri dönüştürülebilir malzeme kullanarak hedeflerimiz doğrultusunda ilerliyoruz.

Aynı zamanda merkezimiz olan Fransa’da hayata geçmiş “Sürdürülebilir Hareket Et” programını Türkiye’de de hayata geçirdik. 2022 yılından beri “Sürdürülebilir Projelere Adanmışlık” üzerine çalışıyoruz ve tüm şirket çalışanları olarak küçüklü büyüklü 105 sürdürülebilirlik projesi ürettik. 2023 yılında bu projeleri hayata geçirmeye başladık. İki tesisimiz için solar güneş paneli yatırım projelerini başlattık.

Saint-Gobain’ in vizyonunu oluşturan sürdürülebilir ve hafif inşaat çözümleri sorunuza gelince, bu vizyon küresel sorunlara çözüm sunan stratejik bir yaklaşım üzerinden temelleniyor. Sürdürülebilir ve hafif inşaat çözümleri, geleneksel inşaatlardan farklı olarak hem yapım yöntemlerinde hem de kullandığı malzeme ve çözümlerde daha tutumlu bir inşaat olarak tanımlanıyor. Daha ekolojik, daha az karbon emisyonu, daha az kaynak tüketimi, daha kolay sökme, malzemelerin geri dönüşümü, daha iyi konfor  ve daha fazla verimlilik sağlayan daha kısa inşaat süresi, finansal tasarruf, gibi bir dizi avantaj sunuyor. Bu sayede inşaat sektöründen kaynaklı sera gazı (GHG) emisyonlarını üçte iki oranına kadar azaltmak mümkün. Saint-Gobain olarak, karbon emisyonlarının önemli ölçüde azaltılması, sorumlu kaynak kullanımı ve hızlı kentleşmenin yol açabileceği kalıtsal sorunlara çözümler sağlayabilmek için iklim değişikliğine karşı verdiğimiz mücadeledeki adaptasyonumuz büyük önem taşıyor.

Dünyaya Daha Az Etkisi Olan Binalar

saint gobain türkiye

2023 yılında hayata geçirdiğiniz “Sürdürülebilir İnşaat için Mimari Çözümler” etkinlik serisinden bahseder misiniz?

“Sürdürülebilir İnşaat için Mimari Çözümler” adı altında gerçekleştirdiğimiz etkinlik serisinde Türkiye’nin önde gelen mimarları ile bir araya geliyoruz. Bu etkinlik serisinde mimarlar ile birlikte projeler üreterek ağır yapılara alternatif olacak, dünyada kullanımı hızla artan, kolay kurulabilen, daha az kaynak kullanılan ve hane halkının da konfor ihtiyaçlarını sağlayan dirençli yeni yapılar yaratmayı amaçlıyoruz.

Bu tutkumuz doğrultusunda öncelikle farkındalık yaratmak daha sonra ise sektör profesyonelleri ile birlikte dirsek temasında yeni yapılara, dünyaya daha az etkisi olan yeşil binalara imza atacağımıza inanıyoruz. Biliyoruz ki artan barınma ihtiyacı karşısında geleceğimize yaptığımız en önemli yatırımlardan biri, bugünden doğru tasarlanmış daha az dünyaya etkisi olan ve daha az işletim maliyeti gerektiren binalar inşa etmektir.

Her bir bireyin sağlıklı ve konforlu bir konutta oturmasına olanak tanıyan çözümleri biz temel bir ihtiyaç olarak tanımlıyoruz. Bu ihtiyaçlara yönelik çözümleri sağlarken gelecek nesilleri gözeten sürdürülebilirlik ve performans odaklı malzemeler üretmek sorumluluğumuz olduğunu biliyoruz.