TOP

Ne Olmaya Gönüllü Değilsin?

Birkaç haftadır bu soru üzerinde düşünüyorum. Gökçe olarak nasıl biri olmaktan korkuyorum, çekiniyorum? Bu beni belki de yapacaklarımdan geri tutuyor. 

Mesela kötü biri olmak ister miyim? Asla! Herkes beni sevsin isterim, arkamdan ne kadar iyi biri desinler isterim. 

Sonra, başarılı biri olmak isterim. Her konuda ama; iş yerinde, aile hayatımda, ikili ilişkilerimde… Herkes beni takdir etsin, hiç hata yapmayayım, hep en doğru seçimleri yapayım isterim. 

Güzel olmak isterim. Beden ölçülerim ideal olsun, her zaman fit ve hoş gözükeyim, fiziksel olarak da mükemmel olayım.

Mükemmel?

Vay be, Gökçe’ye bak. 

Ve Tanrı insanı yarattı. Başarılı, güzel, iyi, mükemmel… Kusursuz.

Evet, aslında Tanrı insanı gerçekten bu şekilde yarattı ama insan kendi tasarımını ve kusursuzluğunu reddetti. Hepimiz gibi. 

Dualiteden oluşan bu evrenin sadece “iyi, güzel, doğru” olan kavramlarını kabul etmeye gönüllü olup, diğerini yargıladık. Kendimizi hep diğerinden ayırdık. 

Diğerini yargıladıkça o olmaya korktuk ve kendimizi kısıtladık. Diğerinden ayrıldıkça ona dönüşmemek için büyük bir çaba sarf etmek zorunda kaldık. 

Hep iyi ve doğru (?) olmak zorunda hissettik kendimizi, mükemmellik hastalığına tutulduk, hata yapmaktan korktuk, haksız olmaktan kaçındık. 

En’ler Ülkesine Yolculuk

En diye bir kavram geliştirdik. “En iyisi”, “En mükemmeli” “En güzeli”… Asla ulaşamayacağımız, ulaşsak da farkına varamayacağız bir “Enler ülkesi” yarattık hayali.

Ve kaçındıkça diğeri olmaktan, daha çok o olduk. 

Başarısızlığı kabul etmedikçe bulduk kendimizi olayın başrolünde, haklı olmak uğruna vazgeçtik mutluluğumuzdan, kötü olmayı göze alamayıp paspas ettikçe kendimizi insanların gözünde başaramadık iyi insan olmayı, hiç yetmedi kimseye yaptıklarımız, hep daha fazlasını istediler. 

Çok tanıdık değil mi? 

Ne olmaya gönüllü değilsek, hep o olmuşuz bugüne kadar. 

Hayat gerçekten korkakları sevmiyor. Gözü karaları, kendi arkasını kollayanları seviyor. Her şey olmaya gönüllü olacak kadar cesur olanları, gözü karaları. 

Şu andan itibaren bu hayatta olabileceğin her şey olmaya gönüllü olsan, bu hayatında neler yaratır? 

Peki ya hayal ettiğin geleceği yaşamak için ihtiyacın olan tek şey zaten sadece kendin olmak ve kusursuz tasarımına sahip çıkmaksa?

Herkese benden ödev:  Bir hafta boyunca olmaktan korktuğunuz kişi olmaya, yapamam dediğiniz şeyleri yapmaya, kaybetmekten korktuğunuz şeyleri kaybetmeye razı olmaya ne dersiniz?

Kim bilir, belki o kişiyi daha çok seversiniz. Belki kilidi açacak anahtar budur… 

Yorum Yazın