TOP

Kişiler ve Markaların Uyumu

Bir odaya girdiğinizde burnunuza gelen parfüm kokusunun size birini hatırlattığı oldu mu?

Veya bir eve girince gördüğünüz bir obje, bir kıyafet, bir çiçek, bir içki, bir sözün?

İşte tüm bunlar o kişinin imzası.

Buna kişisel marka özellikleri de diyebiliriz.

Ardından o kişiyi en iyi ifade eden renk, evinin tarzı, kullandığı araba, yaptığı spor ve seyahat gibi alışkanlıklarını düşünebilirsiniz?

Çünkü kişiyi tanımlayan aslında alışkanlıklarının bütünüdür.

Alışkanlıklar diyoruz ama, zamanla vazgeçiyoruz veya tam tersi her seferinde, her yaşta daha da tutku ile bağlanıyoruz. Nesilden nesle aktarıyoruz.

En Tutkulu Alışkanlığım

Benim ise en tutku ile bağlı olduğum alışkanlığım seyahat. Seyahat tutkumun ilk sırasında ise Club Med geliyor.

Hangi ülkede olursa olsun hem o ülkenin stilline adapte olabilen, klasik yapısını, özgür doğasıyla birleştiren, akımlara kolaylıkla uyum sağlayabilen, kendini yenileyebilen ve misafirlerinin tutkulu bir şekilde bağlılığını sağlayan hizmet kalitesini yıllarca sürdürebilen sınırlı sayıda işletmenin başında geliyor benim için.

Nesiller Boyu Deneyim

Başak Pelister Club Med

Çocuklu, çocuksuz, romantik, yaz ya da kış, sağlıklı deneyim ya da keyif gibi farklı kategorilere sahip, dünyanın birçok yerinde deneyimleme fırsatı bulduğum

Club Med’lerin en sevdiğim yanı ise çalışanların hem çok samimi hem de çok disiplinli olmaları.

Benim 12 yaşımdan, kızımın 37 günlükten, ailemin 30’lu yaşlarından beri her yaz ve her kış hayatımızda. Birçok spora ilk kez oralarda başladık. Nerede duysam hatırlatan müzikleri sevdik, kodlarını severek takip ettik.

Club Med’ler, kendilerinden ilham alarak kendi alışkanlıklarını ve çevrelerini oluşturan müthiş markalar için de öncü oldu.

Kişisel markalar için de işletmelerin markalarında da en önemli olan ayrışmak. İlhamın ve akımın etkisi taklit edilmediği sürece yaratıcılığı arttırdığı bir gerçek.

Markalar ve Elçileri

Markanın özgünlüğü, sürekliliği ve yenilikçi olması çok önemli ama bence sadakat en değerli husus. Bir de kişinin kendisini ait ve doğal ortamında hissetmesi konusu var…

Bir moda akımında eşleşmeler ne kadar önemliyse kişisel seyahat alışkanlıklarında da eşleştirilen marka elçilerini doğru seçmek gerekiyor.

Aksi taktirde markaya zarar vermesi bir yana memnuniyetsizliği de körüklüyor.

Robotlaşma çağında olmamıza rağmen en önemli konu hissiyatlar. Markayı gördüğümüz ve yaşadığımız andaki duygular.

Aşağıdaki soruların cevapları markanın da başarısının anahtarı aslında.

Bizi heyecanlandırıyor mu?

Hayatımızda ne kadar yer kaplıyor?

Ürün ise kullanmak, mekân ise gitmek için ne kadar arzuluyuz?

En önemlisi bu arzu süreklilik gösteriyor mu?

Buraya kadar kendi kuşağımdan dem vurdum. Peki yaz Z Kuşağı? Onlar bu konularda ne düşüyor?

Z Kuşağı

Başak Pelister ve Kızı

 Yeni gelen Z kuşağı bütün ezberleri bozmak üzere geliyor. Yakından tanıma fırsatı buluyorum, çünkü onlardan biri ile birlikte yaşıyorum.

Çok girişimci ve özgür ruhlular. Garip gelse de sosyalleşmek için teknolojiyi kullanmak istemiyorlar.

Teknoloji onlar için pratik bir hayatın parçası.

Bugünlerde arkadaşlarının nerede ve ne yaptıklarını öğrenmek için snap chat uygulamasının lokasyonunu kullanabiliyorlar.

Dijital detokslara başladılar bile, bize geri kalan çok yakın zamanda deneyimlerini daha da arttırmak olacak.

Hikayen Kadar Konuş

Tekrar aynı konuya geldik, Aidiyet duygularına kendi değerlerini eklemeye başlayacaklar.

Popülerlik yerini inanır olmaya bırakacak.

Bizim jenerasyon hala kişisel gelişim ile duygularını bulmaya çalışırken geliştirirken yeni kuşak on an onu heyecanlandıranın peşinde koşacak.

Hiçbir jenerasyonda değişmeyen ve önemi her gün daha da artan markanın her konuda sunduğu hikâye.

Ben ve benim gibi hikâye anlatıcıları duygunun peşinden gitmeye devam edeceğiz.

Sosyal sorumluluk bilinci ve doğallık hikâyenin ruhunu oluşturacak. Uzmanlık alanları ile değerlerin altı çizilecek.

Pandemi sonrasında eve dönüşü hep beraber yaşadık, kendini evinde hissetme hali, nostalji, çocukluk anıları, hepimizin kendimizi en doğal gördüğümüz, kendi markamızı ve sevdiğimiz markaların bizim hayatımızdaki önemini hissettiğimiz günlere doyduk.

İletişimde kalabilen ve bizi daha mutlu hissettiren markalar, bize yaşattıkları anlar ve deneyimler sayesinde kendi parfümlerini hafızamıza kazımış oluyorlar.

Yorum Yazın