ege otları

Ege’nin Gerçek İncileri: Ege Otları

Bereketli toprakları ve zengin bitki örtüsüyle ülkemizin cenneti Ege’nin saklı hazinelerinden birisi de Ege otları. Ege, muhteşem iklimi ve rakım farklılıkları sayesinde oldukça geniş bir bitki örtüsüne sahip. Bu zenginliğin içinde bize harika lezzetler sunan Ege otları, aynı zamanda sağlığımız için de sayısız faydalarıyla öne çıkıyor. 

Nefis zeytinyağı ve deniz mahsullerini, Ege’nin lezzetli otları tamamlayarak sağlıklı ve leziz Ege mutfağı meydana geliyor. Ege otları, kendine özgü aromaları ve lezzetleriyle mutfak kültürüne büyük katkılar sağlıyor. Sizler için Ege otlarından oluşan geniş bir seçki yaptık. Faydalarını, ne zaman yetiştiklerini ve nasıl kullanıldıklarını sizler için derledik. Hazırsanız, Ege’nin doğasından gelen bu mucizevi otları keşfetmeye başlayalım.

Cibes Otu

cibes otu

Cibes otu, Ege bölgesinin bereketli topraklarında bolca yetişen ve sonbahar mevsimiyle birlikte bollaşan değerli bir bitki. Halk arasında lahana patlağı ya da azman gibi isimlerle de biliniyor. Turpgiller familyasından gelen bu ot, lahana ve karnabaharın hasadı sonrası toprakta kalan köklerden çıkıyor. Görünüş itibarıyla marulu andıran cibes otu, Ege mutfağında hem ekşili salata hem de zeytinyağlı yemek olarak sıkça karşımıza çıkıyor. Hafif baharatlı ve tatlımsı bir lezzete sahip. Soğan ve çeşitli biberlerle birlikte zeytinyağında kavrularak yemeği yapılabilir. Cibes otunun bazı faydaları ise şunlar;

  • Sindirimi kolaylaştırır ve vücudun çalışmasını düzenler.
  • Vücuttaki parazitlerin atılmasına yardımcı olur.
  • Kilo kontrolüne destek sağlar.
  • Besleyici özellikleri yüksektir ve sağlıklı bir cilde sahip olmanızı sağlar.
  • Cildin canlı ve diri görünmesine katkıda bulunur.
  • Hastalıklara karşı koruyucu etkisi vardır.
  • Enfeksiyonların oluşmasını önler ve mevcut enfeksiyonları yok eder.
  • Kemik ve diş sağlığını korur, gelişimlerine katkı sağlar.
  • Vücudun zinde ve enerjik olmasına destek sağlar.
  • Kansere karşı koruyucu etkisi vardır.
  • Kabızlığı önler.
  • C vitamini bakımından zengindir, gribal enfeksiyonlar ve soğuk algınlığına iyi gelir.
  • Sağlıklı bir diyetin parçası olarak tüketilebilir.

Işkın

en lezzetli ege otları
Fotoğraf: Caleb Rankin

Işkın otu, mayıs ve haziran aylarında dağlık bölgelerde yetişen, kalın ve ekşimsi tadıyla bilinen çok yıllık otsu bir bitkidir. Halk arasında “Doğu muzu” olarak da bilinen ışkın otunun yaprakları fil kulağını andıran yapısıyla dikkat çeker. Genellikle kökü ve gövdesi tüketilen bu bitkinin yaprakları zehirli olduğu için yenmez. 

Anti-inflamatuar, antikanser, antibakteriyel ve antiviral özellikleriyle sağlık açısından pek çok fayda sunan ışkın otu, aynı zamanda C vitamini bakımından da oldukça zengindir. Tarih boyunca anemi, anoreksiya, halsizlik, anksiyete, depresyon ve diyabet gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmış ve bağışıklık sistemini güçlendiren etkileriyle alternatif tıpta önemli bir yer edinmiştir. Ekşi ve tazeleyici tadıyla özellikle dağlık bölgelerde yaşayanlar için vazgeçilmez bir doğal şifa kaynağıdır. Işkın otunun hem tatlılara hem tuzlu yemeklere rahatlıkla uyum sağlayan bir tadı vardır. Aynı zamanda reçeli yapılarak da tüketilebilir.

Madımak

ege ot

Madımak otu, kuzukulağıgiller familyasından, çok yıllık yenebilen otsu bir bitkidir. Bilimsel adı Polygonum cognatum olan madımak, odunsu gövdesi ve ufak pembe çiçekleriyle dikkat çeker. Ege’nin iç kesimlerinde yaygın olarak yetişen bu bitki, halk mutfağında önemli bir yere sahiptir. 

Madımak, nisan, mayıs ve haziran aylarında toplanır ve hem çiğ hem de pişmiş olarak tüketilebilir. Salatalardan çorbalara, böreklerden yahnilere kadar pek çok farklı tarifte kullanılır. Antioksidan özellikleri, sindirim sistemi üzerindeki olumlu etkileri ve bağışıklık sistemini güçlendirmesi ile bilinir. Ayrıca, idrar yolu enfeksiyonlarına karşı koruyucu özellikleri ve iltihaplanma etkilerini hafifletmesiyle de sağlık açısından oldukça faydalıdır.

  • Vücuttaki serbest radikallerin zararlı etkilerini azaltır ve hücresel stresi önler.
  • Sindirim problemlerini hafifletir ve sindirim sistemi işlevlerini düzenler.
  • Bağışıklık sistemini destekleyen bileşikler içerir, vücudun hastalıklara karşı direncini artırır.
  • İdrar artırıcı ve idrar söktürücü özellikleriyle idrar yolu enfeksiyonlarına karşı koruyucu olabilir.
  • Anti-inflamatuar özellikleri sayesinde iltihaplanma belirtilerini azaltır ve eklem sağlığını destekler.

Şevketi Bostan

salata otu
Fotoğraf: Anastasia R.

Şevketi bostan, papatyagiller familyasına ait, dikenli bir yapıya sahip kültür bitkisi. Akdeniz ikliminin nemli havasını sever ve doğada kendiliğinden yetişiyor. Ege’nin çayırlarında sık sık rastladığımız şevketi bostan, aslında yabani bir ot ve ismiyle de dikkat çekiyor. “Şevketi bostan” adı, Arapça “diken” anlamına gelen “şevket” kelimesinden türetilmiş.

Şevketi bostan, özellikle sindirim sistemi üzerinde olumlu etkiye sahip. Ayrıca iştah açıcı özelliğe sahip olan şevketi bostanın hazımsızlığı da iyi geldiği biliniyor. Anti-kanserojen özellikleri olabileceği düşünülen bu bitki, soğuk algınlığı ve gribe karşı da kullanılıyor. 

Şevketi bostanın temizlenmesi biraz zahmetli. Dikenli yapısından dolayı mutlaka eldiven takarak temizlenmeli. 

Önce, geniş bir kaba limonlu su hazırlanır ve kökler ile yapraklar dikenlerinden ayrılır. Topraklı bir bitki olduğundan, bol suyla iyice yıkanmalıdır. Köklerin üzerindeki kahverengi tabaka soyulur, kök dikey olarak kesilerek içindeki sert tabaka da çıkarılır. Temizlik işlemi tamamlandıktan sonra sirkeli suda bekletilerek daha temiz hale getirilir ve doğranarak pişirilmek üzere hazırlanır. 

Şevketi bostan soğan ve sarımsak ile kavrularak çeşitli yemeklerde kullanılabilir. Bizim önerimiz şevketi bostanlı bulgur pilavı.

Deniz Börülcesi

deniz börülcesi

Deniz börülcesi Ege’nin simge otları arasındadır. Yaz sofralarının vazgeçilmezleri arasında olan deniz börülcesi, denizin karayla buluştuğu kıyılarda yetişmektedir. Özellikle tuzlu toprak ihtiyacı olduğundan bahçelerde yetiştiriciliği yapılmaz. Deniz börülcesi zeytinyağlı salatasıyla meşhurdur. 

Deniz börülcesini hazırlamak için yıkadıktan sonra yaklaşık on dakika haşlamalıyız. Haşlanan deniz börülcelerinin kaynar sudan aldıktan sonra direkt soğuk buzlu suyun içine alıyoruz. Bu işlem hem renklerinin korunmasına yardımcı olur hem de fazla pişerek yumuşamalarının önüne geçer. Soğuyan deniz börülcelerinin diplerinden tutup yukarı doğru sıyırarak kılçıklarını ayıklayın. Zeytinyağı ve sarımsakla buluşturun ve deniz börülceniz hazır. Deniz börülcesinin faydalarını kısaca saymak gerekirse;

  • Metabolizmayı hızlandırır.
  • Detoks etkisi vardır.
  • Uykunun düzenlenmesine yardımcı olur.
  • Sindirimi düzenler.
  • Bağışıklık sistemine katkıda bulunur.
  • Hücre yenilenmesini destekler.

Fazla tüketilmesi halinde tansiyonu yükseltir, bağırsak ve mide sorunlarına yol açabilir.

Fotoğraf: Gary Bendig

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir